3. TURİZM ŞÛRASI BAŞLADI

Türkiye’nin 3. turizm hamlesi olarak Bakan Numan Kurtulmuş’un ev sahipliğinde başlatılan ‘3. Turizm Şurası’ Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen açılış töreniyle başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle düzenlenen büyük turizm buluşmasını, “Turizm alanında yeni bir atılım yapmanın, stratejik bir adım atmanın tam zamanıdır.” diyerek başlatan Bakan Kurtulmuş, törende yaptığı konuşmada, “3. evreye geçmemizi sağlayan esas adımlar Sayın […]

 3. TURİZM ŞÛRASI BAŞLADI

01.11.2017 - 18:33

Güncelleme : 01.11.2017 - 18:33

Türkiye’nin 3. turizm hamlesi olarak Bakan Numan Kurtulmuş’un ev sahipliğinde başlatılan ‘3. Turizm Şurası’ Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen açılış töreniyle başladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle düzenlenen büyük turizm buluşmasını, “Turizm alanında yeni bir atılım yapmanın, stratejik bir adım atmanın tam zamanıdır.” diyerek başlatan Bakan Kurtulmuş, törende yaptığı konuşmada, “3. evreye geçmemizi sağlayan esas adımlar Sayın Cumhurbaşkanımızın Başbakanlığı döneminde birlikte ortaya konuldu ve turizmin ileriye gitmesiyle ilgili olarak alt yapı çalışmaları hızlı bir şekilde tamamlandı sürdürülmeye de devam ediyor.” dedi.

Tam Zamanı

Türkiye’de rahmetli Turgut Özal döneminde başlayan turizm hamlesinin birinci evreyi oluşturduğunu ifade eden Bakan Kurtulmuş, şunları söyledi:

“Türkiye o gün, turizmin bugünkü imkânlarıyla ilk sefer tanışmaya başladı. Birinci evrede olumlu adımlar atıldı. Ancak turizmde üçüncü evreye geçmemizi sağlayan esas adımlar Sayın Cumhurbaşkanımızın Başbakanlığı dönemiyle birlikte ortaya konuldu ve turizmin ileriye gitmesiyle ilgili altyapı çalışmaları hızlı bir şekilde tamamlandı, sürdürülmeye de devam ediyor.

Havaalanları, otoyollar, hızlı trenler ve ulaşım, haberleşme gibi her alanda attığımız adımlar turizmde tabiri caizse ikinci evrenin başarıyla sonuçlanmasını sağladı. Şimdi bütün bu altyapının da verdiği güçle, turizm sektörünün bu yıllar içerisinde kazandığı tecrübeyle birlikte üçüncü bir döneme girmenin, tam tabiriyle bir hamle döneminin içerisine girmenin, tam zamanıdır. Onun için bu turizm şurası da zamanlaması itibariyle fevkalade önemlidir.”

Turizm Seferberliği

Ülke turizminin geleceğine ilişkin görüşleri bu Şûra’da paylaşacaklarını, turizm politikalarını gözden geçireceklerini ve yeni stratejileri ortaya koyacaklarını söyleyen Bakan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“2023’te 50 milyon turist 50 milyar dolar turizm geliri hedefini revize edecek ve belki de daha yukarıya çıkaracak hedefleri ortaya koyacağız. Özel sektör odaklı yaklaşımlarımızı gözden geçireceğiz, özel sektörümüzün yeniden motive olarak güçlü bir şekilde bu meseleye çalışmasını, tam manasıyla bir seferberlik ruhu içerisinde ileri adımlar atmasını temin edeceğiz.

Önümüzdeki dönemde bütün bakanlıklarımızın, bütün kamu kurum ve kuruluşlarımızın özel sektörle yan yana, el ele, gönül gönüle bu seferberliği sağlaması en büyük hedefimiz en büyük amacımızdır.”

Sonuçlar Burada Kalmayacak

Kültür ve turizm diplomasisini de bu toplantılarda oluşan fikirler çerçevesinde daha etkin hale getireceklerini kaydeden Bakan Kurtulmuş, “Sonuçlar sadece burada kalmayacak, sadece çalışma odalarının içerisinde kalmayacak, bunları eylem planına dökerek, bu eylem planlarını sürekli olarak takip edeceğiz. Burada sizlerin de, özel sektörün de, medyanın da, ekonomiyle ilgili kuruluşların da yakın takiplerini istirham edeceğiz.” dedi.

Turizm Sektörü Toparlanıyor

Turizm ve seyahat sektörünün devasa bir sektör olduğuna vurgu yapan Bakan Kurtulmuş sözlerine şöyle devam etti:

“Son yıllarda, diğer sektörlerle kıyaslandığında son derece hızlı büyüyen bir sektör. Şu an itibariyle dünya ekonomisinin yaklaşık 2.3 trilyon dolarlık büyük bir pastasını oluşturan sektör. Yan etkileriyle birlikte 7.6 trilyon dolarlık devasa bir ekonomiden bahsediyoruz. 108 milyon kişiye istihdam üretiyor ve önümüzdeki dönemde bu istihdam üretmenin 380 milyonlar seviyelerine çıkacağı öngörülüyor. Dünya ekonomisi 2.5 büyürken turizm 3.1 büyüyor. Ayrıca, 10 yıl sonra turizmin 3.9 büyüyerek, diğer sektörler arasında en hızlı büyüyen sektör olması kaçınılmaz görünüyor. İşte bu devasa pastadan Türkiye olarak yeterince pay almak mecburiyetindeyiz. Bugün son yıllarda yaşadığımız her türlü olumsuz gelişmeye rağmen, Türkiye dünya turizminde 6. sırada olan bir ülkedir.

Bu turizm şurasıyla birlikte üçüncü evrede bir seferberlik ruhuyla hareket ederek Türkiye’yi 10 yıl içerisinde çok daha yüksek bir noktaya getireceklerini ifade eden Bakan Kurtulmuş, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, inşallah 2023 hedeflerini aşacağımızı ümit ediyoruz.

Bu çerçevede, Türkiye’nin geçtiğimiz iki yılda yaşamış olduğu tecrübe önemli ve anlamlıdır. Türkiye son iki yılda bir taraftan Rusya ile aramızdaki uçak krizi, diğer taraftan FETÖ’nün 15 Temmuz hain darbe teşebbüsü ve arkasından Avrupa’daki seçimler dolayısıyla, başta Almanya olmak üzere, Türkiye’ye karşı son derece tarafgir ve son derece baskıcı bir takım propagandalara rağmen oluşturulan olumsuz havalara rağmen Türkiye turizmi toparlanmış, yeniden güçlenmeye başlamıştır. Bu da turizm sektörümüzün risklere, kaoslara dayanıklı olduğunu gösteriyor.”

Yeni Dönemle Birlikte Ciddi Bir Hamle Yapacağız

Türkiye’nin ilk 9 ayda ağırladığı ziyaretçi sayılarını ilk kez açıkladıklarını belirten Bakan Kurtulmuş, Türkiye’ye gelen turist sayısının 9 ayda 26 milyonu geçtiğini ve 26 milyon 60 bin seviyesine ulaştığını kaydetti.

Sadece eylül ayında 4 milyon turist geldiğinin altını çizen Bakan Kurtulmuş, “Eylül ayındaki rakamımız, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 40 daha yüksektir. 9 ayın ortalaması da yüzde 28,7 oranında daha yüksektir. Bu sektörün toparlanmaya başladığını gösteriyor.

Yeni dönemle birlikte de çok daha ciddi bir hamle yapacağız ve ilerlemeye devam edeceğiz.”

Turist Rakamları Artmaya Devam Edecek

Türkiye’ye gelen Rus ve Alman turistlere de konuşmasında değinen Bakan Numan Kurtulmuş, şunları söyledi:

“Türkiye’ye gelen turistler arasında Rus turistlerin sayısı ilk 9 ayda 4 milyonu aşmış, Alman turistlerin sayısı da 3 milyona yaklaşmıştır. Geçmiş yıllara göre Alman turistlerin sayısının azaldığı söylenebilir; ancak özellikle Almanya’da bazı politikacıların çok yüksek perdede Türkiye karşıtı politikalarına, neredeyse, ‘Sakın Türkiye’ye gitmeyin, canınız tehlikededir.’ gibi söylemlere rağmen 3 milyon Alman turistin 9 ayda Türkiye’ye gelmesi önemlidir.

Siyasetçiler ne kadar Türkiye karşıtı kampanya yürütürlerse yürütsünler Alman turistler de Türkiye’nin imkânlarını görmüşler, Türkiye’de milletimizin misafirperverliğini tatmışlar, bundan sonra da gelmeye devam edecekler ve bu rakamlar da artmaya devam edecektir.”

Asya Açılımımızı Sürdüreceğiz

3. hamle döneminde önlerinde bazı stratejik hedefler olduğuna vurgu yapan Bakan Kurtulmuş, bunlardan birinin ürün, diğerinin pazar çeşitlendirilmesi olduğunu belirterek, üçüncü stratejik hedeflerinin ise, Türkiye’nin kültürel ve turistik zenginliklerini bir yumuşak güç olarak kullanarak, oluşturulmaya çalışılan İslam ve Türkiye düşmanlığının önüne geçmek olduğunu söyledi.

Bakan Numan Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Türkiye, şimdiye kadar gelen ülkelerden turist almaya devam ederken, diğer taraftan da Uzak Doğu Asya ülkelerine açılımı süratle devam ettirecektir. Çin Halk Cumhuriyeti, Hindistan, Japonya ve Güney Kore başta olmak üzere, Asya açılımımızı sürdüreceğiz ve yaklaşık dünya nüfusunun yarısını barındıran ve özellikle Çin ile Hindistan için söylüyorum, her birisi 300 milyon seviyesinde, yeni ve alım gücü yüksek bir orta sınıfa sahip bu ülkelerin kapısını çalacağız ve bu ülkelerden misafirlerimizi Türkiye’de ağırlamayı artıracağız.

Arıca ürün çeşitlendirmesine gitmek zorundayız. Sadece deniz, kum ve güneş değil deniz, spor, inanç, dağ, doğa turizmi gibi çok farklı alanlardaki turizm paketlerimizi çeşitlendirecek ve dünya turizm sektörüne rekabetçi bir şekilde özel sektörün de gücünü artırarak yeni ürünlerimizle girecek ve insanların Türkiye’ye gelmesini sağlayacağız.”

Türkiye 2003’e Gelmeden Turizm Devi Olma Hedefine Ulaşacaktır

Dünyanın en büyük arşivi, kütüphanesinin Anadolu toprakları olduğuna işaret eden Bakan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Türkiye, her tarafında çok farklı kültürleri, çok farklı medeniyetleri bir arada tutan büyük bir zenginliğe sahiptir. Bu zenginlik ve çeşitlilik hiç şüphesiz ki, en büyük zenginliğimizdir. Hiç abartmadan söyleyebiliriz, dünyanın en büyük arşivi, dünyanın en büyük kütüphanesi Anadolu topraklarıdır, Türkiye’dir. Bundan istifade edeceğiz. Bu gücümüzü ortaya daha fazla koyacağız. Turizm üzerinden, kültür üzerinden Türkiye markasının değerini artıracağız ve yolumuza devam edeceğiz. 2023 hedeflerimiz, belki 2023’e gelmeden gerçekleşecek ve Türkiye bu devasa turizm pastasından yeterince payını alacak güçlü bir ülke olacaktır. 2023’e gelmeden Türkiye 6. sıradan daha yukarılara çıkacak ve dünyanın bir turizm devi olma hedefine yaklaşacaktır.”

 

İlki 1998, ikincisi 2002 yılında yapılan Turizm Şûrası’nın üçüncüsünün hayırlara vesile olması temennisinde bulunarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şûranın düzenlenmesinde emeği geçenleri tebrik etti.

“TÜRKİYE TURİZMDE ÇOK ZENGİN BİR ARŞİVE SAHİP”

Türkiye’yi bugüne kadar getiren turizm politikasının artık tıkandığını, yeni bir vizyona, yeni bakış açılarına ve yeni yaklaşımlara ihtiyacın olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şûrada ortaya konacak görüşlerin, yapılacak tartışmaların, geliştirilecek önerilerin, Türkiye’nin turizm sektöründeki hedeflerine ulaşmasına katkı sağlamasını dilediğini söyledi ve Türkiye’nin turizmde çok zengin bir arşive sahip olduğuna değindi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, turizmin doğrudan ve dolaylı etkileriyle dünya ekonomisine yaklaşık 7,5 trilyon dolar katkı ve 300 milyona yakın istihdam sağlayan sektör olduğuna dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki 10 yıl boyunca turizm sektörünün dünya ortalamasının üzerindeki büyüme eğiliminin süreceğini belirtti.

“KÜRESEL GELİŞMELER TURİZM SEKTÖRÜNÜ ETKİLİYOR”

Turizmin neredeyse tüm alanlarını kapsayan, geniş bir potansiyele sahip Türkiye’nin, bu süreci yakından takip etmesi gereken ülkelerin başında geldiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun yanı sıra bölgesel ve küresel tüm gelişmelerin turizm sektörünü derinden etkilediğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu gerçeği Türkiye’nin son yıllarda çok yakından bizzat yaşamış bir ülke olduğunu hatırlattı ve şunları ekledi: “Suriye ve Irak merkezli olarak bölgemizde yaşanan gelişmelerle ülkemizdeki terör eylemleri ve darbe girişimi turizmimize çok ciddi bir darbe vurmuştur. 2015 yılında 40 milyona yaklaşan turist sayımız geçtiğimiz yıl 25 milyona kadar gerilemiştir. Bu yılın ilk 8 ayında 22 milyon rakamını yakalayarak, az önce Sayın Bakanımızın da ifade ettiği gibi 9 aylık rakamın da 26 milyona çıkmış olması bizler için ayrıca umut vesilesidir. Demek ki olumlu istikamette gelişiyoruz. Artık sektörün yaşadığı kötü dönemi geride bırakmaya başladık. Bu tablo aynı zamanda Türkiye’nin turizm alanında da kendi kendine yetebilen, aldığı yaraları tedavi edebilen, hemen ayağa kalkıp hedeflerine yürümeyi sürdürebilen güçlü bir ülke olduğuna işaret etmektedir.”

Türkiye’nin, turizm gelirlerinde hâlâ kat etmesi gereken çok mesafe olduğuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi onu da yakalamanın yollarını bu şûrada müzakere etmemiz lazım. Turizm gelirlerimizin turist sayısındaki artışa paralel yükselmemesinde sertleşen rekabet şartlarının yanında yaşanan olumsuzlukları telafi etmek için uygulanan düşük fiyat politikasının da etkisi olduğu açıktır. İnşallah diğer alanlarda olduğu gibi turizmde de en kötüsünü artık geride bıraktık” diye konuştu.

“TURİZM, EKONOMİ VE İSTİHDAMA KATKISIYLA VAZGEÇİLMEZ BİR SEKTÖR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomiye ve istihdama katkısıyla Türkiye için vazgeçilmez bir sektör olan turizmde artık yükseliş dönemine geçildiğine dikkat çekerek, devletin tüm imkânlarıyla sektörün yanında olduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin potansiyeli öyle büyüktür ki ihracatta olduğu gibi turizmde de kaybettiğimiz pazarların kat be kat büyükleri hemen bir el uzatımı mesafede, bizi beklemektedir” diye ekledi.

Değişen dünyayla birlikte turizm algısının da değiştiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanların artık sadece eğlenmek, hoş vakit geçirmek için bir başka bir ülkeye gitmediğini, lezzetli bir yemeği tatmak kadar o yemeğin nasıl yapıldığını da görmek ve tecrübe etmek istediğini söyledi.

“YENİ TURİZM ANLAYIŞINDAN EN KÂRLI ÇIKACAK ÜLKEYİZ”

Gastronomi turizmi ile inanç turizminin de insanların yoğun ilgisini çektiğini, sağlık ve termal turizmin de geliştiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Görüldüğü gibi insanlar artık sadece dinlenmekle, sadece gezmekle yetinmiyor, gittikleri yerlerde hayatın her alanına ulaşmak, tanımak, tecrübe etmek istiyorlar. Bir başka ifadeyle, insanlar hediyelik eşyalar kadar unutulmaz hatıralara da biriktirmeye önem veriyorlar. Elbette bu büyük bir değişimdir, şayet doğru şekilde değerlendirebilirsek bu yeni turizm anlayışından en kârlı çıkacak ülke de biziz. Bizimle aşık atabilecek, denizi bir başka, yayları bir başka, dağları, ovaları bir başka, hele hele insanı daha bir başka güzelliğe sahip kaç ülke bulunabilir?”

İnsanlar arasındaki bu paylaşımların, aynı zamanda karşılıklı duyguların, düşüncelerin, vicdanların da etkileşimini beraberinde getireceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Açıkçası insanlığın buna ihtiyacı var. Belki o zaman Suriye’de, Irak’ta, Arakan’da, pek çok Afrika ülkesinde yaşanan insanlık dramları karşısında duyarsız kalan dünyanın büyük bölümünün vicdanı harekete geçebilir” dedi.

“KAPISINI ÇALANLARA TANRI MİSAFİRİ GÖZÜYLE BAKAN BİR MİLLETİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Kapısını çalanlara kökenine, dinine, meşrebine, rengine, diline, kıyafetine bakmaksızın Tanrı misafiri gözüyle bakan bir milletiz biz. Milletimiz için Tanrı misafiri, sofrasında ne varsa bölüşeceği, hele hele çayını, ayranını içirmeden asla gönderemeyeceği, gerekiyorsa altına döşek sereceği kişi demektir. Biz böyle bir milletiz, kapısına gelene öyle ters bakan bir millet değiliz biz, tam aksine kapısını rahatlıkla açabilen bir milletiz. Ülkemize gelen turiste gezdiği çarşıdan aldığı birkaç parça otantik eşya veya yediği birkaç lokmadan ziyade, Türk örfünü, âdetini, misafirperverliğini sunduk, sunuyoruz, sunmaya da devam edeceğiz.”

Turistlere ülkenin güzelliklerinin yanında, Türk insanının gönül zenginliği, ahlaki olgunluğu, manevi derinliği gösterildiğinde sadece para değil, aynı zamanda dost kazanılmış olacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yunus Emre’nin şu mesajı bana göre bizim turizm anlayışımızın adeta manifestosudur: ‘Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım. Sevelim, sevilelim, dünya kimseye kalmaz.’ Evet, kimseye kalmayacak şu dünyada eğer gönlünü kazandığımız insanlara, geride bıraktığımız eserlerle, gök kubbede hoş bir seda bırakabiliyorsak ne mutlu bize” şeklinde konuştu.

“TURİSTLERİN BEKLENTİLERİYLE ELİMİZDEKİ İMKÂNLARI BİR ARAYA GETİRMELİYİZ”

Mitolojideki pek çok hikâyeye ev sahipliği yapan Çanakkale’deki Truva antik şehrini, Sivas’taki Divriği Ulu Camii’ni, son dönemde keşfedilen Karadeniz yaylalarını, turizm açısından sahip oldukları değer ve potansiyele örnek gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör sorunu tamamen sona erdiğinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu’muzdaki dağların, ırmakların, vadilerin, mezraların her birinin birer turizm yuvası hâline geleceğine inanıyorum” sözlerine yer verdi.

“Biz İstanbul gibi mücevher değerinde bir şehrin potansiyelini dahi tam olarak kullanabilmiş değiliz. İstanbul, ülkemize gelen turist sayısını tek başına ağırlayabilecek potansiyele sahip bir şehrimizdir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir’den Bursa’ya, Hatay’dan Erzurum’a, Konya’dan Edirne’ye kadar hakkıyla değerlendirilemeyen pek çok şehrin olduğunu ve şehirlerin potansiyellerinin değerlendirilmesi için turizm politikalarını geliştireceklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Son dönemde karşımıza çıkan veya çıkartılan engeller, bizim için geleceğimiz inşa ederken dikkate alacağımız birer tecrübedir. Turistlerin beklentileriyle elimizdeki imkânları en ideal şekilde bir araya getirdiğimizde üstesinden geleceğimiz hiçbir sorun olmadığına, olmayacağına inanıyorum.”

“ÜLKEMİZE YÖNELİK SEYAHAT UYARILARI CİDDİYETİNİ KAYBETTİ”

Konuşmasında, ekonominin diğer alanlarıyla birlikte turizmin de ülkeler arasındaki ilişkilerde gerektiğinde bir silah olarak kullanıldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son birkaç yıldır güvenlik sorunları yanında, ekonomik saldırılara da maruz kaldığını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kredi derecelendirme kuruluşlarının tamamen siyasi ve art niyetli notlarını artık kimsenin ciddiye almadığını; bu kuruluşlar tarafından yapılan olumsuz bir açıklamanın, aradan birkaç ay geçtikten sonra siyasi amaçla yapıldığının anlaşıldığını ifade etti ve “Onun için biz işimize bakacağız, yolumuza devam edeceğiz. Türkiye güçlü bir ülke ve güçlenerek de yoluna devam ediyor” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Turizmde de ülkemize yönelik seyahat uyarıları giderek ciddiyetini kaybetti, kaybediyor. Ülkemizi ziyaret eden insanlar burada gördükleri manzara ile kendi devletlerinin uyarılarını, medya kuruluşlarının yayınlarını yan yana getirdiğinde gerçeği çabucak kavrayıveriyorlar” dedi.

“YALANLARIN EN BÜYÜK PANZEHRİ HAKİKATLERDİR”

“Hep söylediğim gibi, yalanların en büyük panzehri hakikatlerdir, onun için biz hakikatleri haykırmaya devam edeceğiz. Biz tüm dünyaya hakikatleri ifade etmenin, göstermenin, anlatmanın gayreti içinde olacağız” diye ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye dışında yaşayan ve sayıları 6 milyonu aşan Türk vatandaşların her birini gönüllü turizm elçisi olarak kabul ettiklerini dile getirdi.

Geçtiğimiz yıl Avrupa’daki Türk vatandaşlarına yönelik olarak hazırlanan, ‘Komşunu da al tatile gel’ kampanyasını başlattıklarını ve kampanyanın hâlen devam ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Almanya’daki seçim sürecinde aleyhimizde yürütülen tüm kampanyalara rağmen bu ülkeden gelen turist sayısının yılın ilk 8 ayında 2,5 milyonu geçmesi kampanyamızın başarılı olduğunu işaret ediyor. Rus turistlerin sayısı da 3,5 milyona yaklaştığına göre, oradaki sorunlar da çözüldü demektir” diye konuştu.

İSTANBUL’DA YAPILACAK YENİ OPERA BİNASI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda İstanbul Taksim Meydanı’nda bulunan Atatürk Kültür Merkezi’nin yıkılarak yerine yapılacak opera binasıyla ilgili bir tanıtım toplantısı düzenleyeceklerini açıkladı. Farklı ve modern bir mimariyle yapılacak olan opera binasının 2019’un sonuna kadar İstanbul’a kazandıracaklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerçekten proje çok çok güzel ve muhteva itibariyle bugünkü mevcut projeyle mukayese edilemeyecek derecede zengin. Birçok ihtiyaca cevap verecek çok amaçlı ve İstanbul’da turizm faaliyetlerinde Türkiye’nin bu alandaki gücünü ortaya koyabilecek bir imkân, bir zemin hazırlıyoruz. 2019 sonuna kadar da inşallah onu bitirecek, belki de 2019 seçiminden önceye yetiştireceğiz. İstanbul’umuza, ülkemize şimdiden hayırlı olsun diyoruz” açıklamasını yaptı.

Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş ile birlikte, şûra için özel hazırlanan pulu imzaladı. Bakan Kurtulmuş günün anısına, resim dalında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görülen Selahattin Kara’nın bir eserini Cumhurbaşkanı Erdoğan’a takdim etti.

YORUMLAR
Bir Yorum Yapın