İlçemizde Yaşanan Çirkin Olayın Davası görüldü

Arifiye ilçemizde özel halk otobüsünde şoförlük yapan Ş.D. (65), 13 yaşındaki ortaokul öğrencisi M.E.’ye cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla gözaltına alınarak tutuklanmıştı. Küçük kız devlet koruması altına alınmış, kızın ailesi ise yaşanan olay sonrası Sakarya’yı terk etmişti. İddiaya göre, otobüs şoförü tarafından cinsel istismara maruz kalan ortaokul öğrencisi M.E.’nin konuyu öğretmenine anlatmasıyla ortaya çıkmıştı. Küçük yaştaki […]

 İlçemizde Yaşanan Çirkin Olayın Davası görüldü

25.01.2018 - 15:04

Güncelleme : 25.01.2018 - 15:04

Arifiye ilçemizde özel halk otobüsünde şoförlük yapan Ş.D. (65), 13 yaşındaki ortaokul öğrencisi M.E.’ye cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla gözaltına alınarak tutuklanmıştı. Küçük kız devlet koruması altına alınmış, kızın ailesi ise yaşanan olay sonrası Sakarya’yı terk etmişti. İddiaya göre, otobüs şoförü tarafından cinsel istismara maruz kalan ortaokul öğrencisi M.E.’nin konuyu öğretmenine anlatmasıyla ortaya çıkmıştı. Küçük yaştaki kıza cinsel istismar davasının ilk celsesi bugün Sakarya Adliyesi 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Duruşma öncesinde ise mağduriyet yaşan M.E.’nin yakınları ve çok sayıda kadın karlı havaya rağmen yaşanan olaya tepki göstermek ve bir basın açıklamasında bulunmak amacıyla Sakarya Adliyesi önünde toplandı. Sakarya Kadın Platformu üyeleri, duruşma öncesi adliye önünde yaptıkları açıklamada, bir daha bu olaylar yaşanmayana kadar mücadelelerini büyüterek sürdüreceklerini ve cinsel istismar sanığı olan otobüs şoförüne en ağır cezanın verilmesini istediler.


“Adaletin yerine gelmesiyle bundan sonraki olayları engelleyebiliriz”

M.E.’nin yanında olduklarını göstermek ve adaletin tecelli ettiğini görmek için adliye önünde toplanan Sakarya Kadın Platformu üyeleri adına konuşan Yüksel Coşkun, “Sessizliğin sesi olmak için buradayız. Tüm ülkede olduğu gibi maalesef ilimizde de kadınlara çocuklara yönelik şiddetin gittikçe arttığı görülmektedir. Hepimiz artık farkına varmalıyız ki kadının bedenine kimliğine, ruhuna, varlığına yönelen şiddet aslında hepimize yönelen şiddettir. Bu saldırı, tamir edilemez yaraların açılması demektir. Kadın ve çocuk istismarların da görülen artışla toplumu saran şiddet sarmanın ayrı ayrı düşünemeyiz. Bundan kısa bir süre önce görülen Emani davası hepimizin bildiği gibi oluşturulan kamuoyu tepkisi sayesinde suçluların gerekli cezayı almalarıyla sonuçlandı. Bizler yaşanan bu vahşette kaybettiklerimizi geri getiremeyeceğimizi biliyoruz. Ancak adaletin yerine gelmesiyle bundan sonraki olayları engelleyebiliriz. Buna gücümüz yeter diye düşünüyorum. Bugün desteğimize ihtiyacı olan başka bir hemcinsimizin M.E.’nin yanında olduğumuzu göstermek ve ailesiyle birlikte destek ve dayanışma içinde olmak için buradayız. Gerçekleri görmek için buradayız, adaletin gerçekten tecelli ettiğini görmek için buradayız. Biz kadınlar bu davaların bir daha kimsenin aynı suçu işlemeye cesaret edemeyeceği şekilde sonuçlanmasını, faillerin herhangi bir iyi hal indirimine uğramadan hak ettikleri cezaları almalarını istiyoruz. Ülkemizde bir daha bu olaylar yaşanmasın. Bir daha bu olaylar yaşanmayana kadar mücadelemizi büyüterek devam ettireceğimizi tüm kamuoyuna ilan ediyoruz. Susmayacağız, sessiz kalmayacağız. Onları yalnız bırakmayacağız. Kendini yalnız hisseden kız kardeşlerimizin, çocuklarımızın, bütün herkesin sesi olmaya devam edeceğiz” diyerek tepkisini dile getirdi.

Sanık mahkemede ifade verdi!

Sakarya Adliyesi 3. Ağır Ceza Mahkemesinde gerçekleşen davaya tutuklu sanık Ş.D., ve avukatlar katılırken, mağdur M.E., ise katılmadı.
“Neden böyle bir şey yaptılar bilmiyorum”

Gerçekleşen ilk duruşmada tutuklu sanık Ş.D., mahkemede verdiği ifadede, “Daha önce belediye otobüsünde şoför olarak çalışırken 5-6 yıl önce çocuğu ve ailesini görmüştüm. Daha sonra özel halk otobüsünde çalışmaya başladım. Durak evlerine yakındı, çocuğu zaman zaman görüyordum. Olay tarihinde çocuğun okulunun önünde otobüsle dururken, elinde bir tabletle otobüse bindi. Satmak istediğini söyledi. Ben tabletten anlamadığımı ancak yardımcı olabileceğimi söyledim. Telefon numaramı verdim evine gitti. Daha sonra beni arayarak tableti satmak için yardım istedi. Arifiye Belediyesinin önünde olduğumu söyleyerek gelmesini söyledim. Daha sonra arkadaşım S.E’nin dükkanına gittik. Tabletin para yapmayacağını söyleyince çocuğu kendi arabamla evinin yakınına bıraktım. Ama ben çocuğa asla yaklaşmadım. Daha öncesinde tanışıklığım ya da düşmanlığım yoktur. Neden böyle bir şey yaptılar bilmiyorum” dedi.

Sanığı ve avukatları dinleyen mahkeme heyeti delilerin toplanması ve kamera görüntülerinin temini için davayı ileri ki bir tarihe erteledi.

 

YORUMLAR
Bir Yorum Yapın