Velhasıl kelam, Abdullah Gül=The End…

Sakarya Halk Gazetesi Köşe Yazarı Mehmet TAŞTAN’ın bu hafta gazetede  ‘Pazar Yazıları’ köşesinde yayınlanan yazısı… ABDULLAH GÜL =THE END İlgili Haber Sonuç Bildirgesi yol gösterici niteliğe sahip Tüm makamların kardeşlik hukuku ile teslim edildiği Eski Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ün, bugüne kadar siyaset üstü bir tutum sürdürmesine rağmen, sözde birilerinin ismini gündeme getirmesi ile yeniden ülkeyi kurtarıcı […]

 Velhasıl kelam, Abdullah Gül=The End…

29.04.2018 - 14:44

Güncelleme : 29.04.2018 - 14:44

Sakarya Halk Gazetesi Köşe Yazarı Mehmet TAŞTAN’ın bu hafta gazetede  ‘Pazar Yazıları’ köşesinde yayınlanan yazısı…

ABDULLAH GÜL =THE END

Tüm makamların kardeşlik hukuku ile teslim edildiği Eski Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ün, bugüne kadar siyaset üstü bir tutum sürdürmesine rağmen, sözde birilerinin ismini gündeme getirmesi ile yeniden ülkeyi kurtarıcı rolüne soyunarak Cumhurbaşkanlığına aday olma hikâyesi yaptığı ‘aday değilim’ açıklaması ile sona erdi.

O’nun adına böyle bir sonla final yapmasına üzüldüm…

Basın karşısında Eski Başbakanımız Ahmet Davutoğlu, Eski TBMM Başkanımız Bülent Arınç’ın geçte olsa bu zor süreçte Ak Parti için yaptıkları destek açıklamasını bile yapamadı…

Sayın Gül’ün konuşmasından okuduğum Ülkeyi zor durumdan kurtarmaktan ziyade, şahsi ikbal ve ihtirasının peşinde koşmaktan başka bir durumu yok…

Velhasıl kelam,

Abdullah Gül=The End…

Hadi Gül’e Gül’e…

ÇOK MU ZOR?

Erken seçim kararı alındı.

24 Haziran 2018’de seçime gidiyoruz.

Yeni sistemin, yeni Cumhurbaşkanını seçeceğiz…

Henüz daha ilk turda ülkeyi daha iyi yönetmek için sözde siyaset yaptığını söyleyen muhalefet partilerin liderleri neden Cumhurbaşkanlığı için aday olmazlar?

Çıkın er meydanına bu ülke için neler yapacağınızı anlatın…

Belki Millet size teveccüh edecek!..

İlk turda çıkan tablo sonucunda mutabakat arayışlarına girmek daha uygun değil mi?

İP ’Partisi lideri her ne kadar abidik, gubidik lafları edip, milletvekili transferi sözünde durmasa da, adaylık noktasında sözünde durursa eğer ‘ben adayım’ diyor.

Siz de biraz yürekli olun!..

Özgüveninizi kaybetmeyin…

Madem kendinize bir güveniniz yok neden siyasi arenada boy gösteriyorsunuz…

Çok mu zor ben adayım demek?

Lideri olduğunuz Parti adına yola çıkmak,

Çok mu zor?

CHP LİDERİ NEDEN KORKUYOR?

Ana muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu ne yapmak istiyor?

Anlamak mümkün değil…

Hadi buyur…

Cumhurbaşkanı Erdoğan için karşıma çıkamaz diyordun ya,

Hadi meydan sizin,24 Haziran’a kadar karşında…

Yüreğin varsa çık karşısına…

Ne söyleyeceksen söyle…

Kozlarını paylaş…

Bakalım Millet sandıkta kime destek verecek, hep birlikte görelim…

Yoksa milletin karşısına çıkmaya yüzünüz mü yok?

Kapı kapı gezip partin için Cumhurbaşkanı adayı arıyorsun…

Olmadı partinden seçilmiş milletvekillerini, başka bir partiye transfer ederek aday çıkartmaya çalışıyorsun…

Partinin içinden yüreği yetip meydana çıkmak isteyen partililere de müsaade etmiyorsun…

Ya birilerinden talimat alıyor,

Ya milletten korkuyor, ya da kendinize güvenemiyorsunuz…

Milletimiz bunu görüyor,

Size de gereken dersi sandıkta veriyor.

KISSADAN HİSSE

Endülüs devleti İspanya’da hüküm sürerken, bir başpapaz, kilisesinin damında, nadir bulunan bir çiçek yetiştirir. Bir gün bakar ki çiçek yenmiş. Hemen yanı başında bir keçi görür. Kilisenin damına kimse çıkmadığı için bu çiçeği keçi yedi zannıyla keçiyi damdan aşağıya atar ve keçi ölür. Bir müddet sonra keçinin sahibi ortaya çıkar ve papazı kadıya şikâyet eder. Papaz, kadı efendinin huzuruna çıkarılır. Kadı, hayvanların yaptıklarından sorumlu olmadıkları, eğer hayvanlar başkasına zarar verirlerse hayvan sahibinin zararı ödeyeceğini bildirdikten sonra papaza sorar:

“Keçinin bu çiçeği yediğini sen gördün mü?”

Papaz: “Hayır görmedim”

“Peki, gören var mı?”

“Hayır, yok ama dama benden başka kimse çıkmaz. Keçiden başka o damda kimse yoktu” der.

Kadı “Bizim dinimizde Berâet-i Zimmet Asıldır. Yani, suçu isbat edilinceye kadar herkes suçsuzdur” diye hüküm verir, keçinin bedelini papaza ödetir ve ayrıca papazı ta’zir cezasıyla cezalandırır.

Aradan uzun zaman geçer. Bir gün papaz, akşam karanlığında evine doğru giderken bir adam “Yandımmm” diyerek yere yıkılır. Papaz yere yıkılanın yanına varır. Göğsüne saplanmış bir hançer görür. Hançeri adamın bağrından tam çıkarırken polisler gelir ve derdest mahkemeye çıkarılır. Papaz, olayı olduğu gibi anlatır ama polisler, elinde kanlı bıçakla maktulün üzerinde yakalamışlardır. Papazı suçlarlar. Hâkim: “Eğer sen keçinin o çiçeği yemediği ihtimalini kabul etseydin, ben de senin öldürmediğin ihtimalini kabul ederdim. Ama dinimizde “Berâet-i Zimmet Asıldır” kaidesi vardır. Suçun, delillerle sabit oluncaya kadar suçsuzsun, der.

Papaz bunu duyunca İslam adaletine hayran kalır ve Müslüman olur.

PAZAR TEBESSÜMÜ

Temel hızla postaneden içeri girip

”Demin atmış olduğum mektubu geri istiyorum.”

Memur şaşırarak

”Neden?”

”Yanlışlıkla fazla pul yapıştırmışım,

uzağa gitmesin.”

ÖZLÜ SÖZ

Bu dünya hayaldir. Er geç, herkes bu dünyadan bir gün göçüp gidecektir.

Kaynak

http://www.sakaryahalk.com/m-abdullah-gul-the-end-3281.html

YORUMLAR
Bir Yorum Yapın