Milletvekili adaylarının ve teşkilatların milletten daha çok çalışma zamanı…

Sakarya Halk Gazetesi Köşe Yazarı Mehmet TAŞTAN bu hafta köşesinde Ak Parti Sakarya Milletvekili aday listesini değerlendirdi. AK PARTİ SAKARYA MİLLETVEKİLİ ADAYLARI İlgili Haber “Topraksız jeotermal seracılık Türkiye’ye örnek olacak” Merakla beklenen Ak Parti’nin Sakarya Milletvekili aday listesi geçtiğimiz günlerde açıklandı. Öncelikle açıklanan listede ismi yer almayan Milletvekillerimiz Prf. Dr. Mustafa İsen, Ayhan Sefer Üstün, […]

 Milletvekili adaylarının ve teşkilatların milletten daha çok çalışma zamanı…

27.05.2018 - 16:48

Güncelleme : 27.05.2018 - 16:48

Sakarya Halk Gazetesi Köşe Yazarı Mehmet TAŞTAN bu hafta köşesinde Ak Parti Sakarya Milletvekili aday listesini değerlendirdi.

AK PARTİ SAKARYA MİLLETVEKİLİ ADAYLARI

Merakla beklenen Ak Parti’nin Sakarya Milletvekili aday listesi geçtiğimiz günlerde açıklandı.
Öncelikle açıklanan listede ismi yer almayan Milletvekillerimiz Prf. Dr. Mustafa İsen, Ayhan Sefer Üstün, Şaban Dişli vekillerimize bugüne kadar vermiş olduğu hizmetlerinden dolayı teşekkür edelim…

Liste de sıralamada yer alan ilk iki isim Ali İhsan Yavuz ve Recep Uncuoğlu son ana kadar gel gitler olsa da kamuoyunca bekleniyordu.
Her iki milletvekili adayımızda siyasette büyük bir tecrübe sahibi oldular…
Yeni dönemde inşallah Sakarya’nın beklentilerine yapacakları hizmetler ile en güzel cevabı verirler…

Listenin bana göre(sıralama dışında) en sürpriz olan isimleri Kenan Sofuoğlu ile Çiğdem Erdoğan Atabek’in aday gösterilmesi oldu.

Herkes gibi bizde Kenan Sofuoğlu’nu bir başka vilayetten bekliyorduk.
İlimize yakışmaz mı?
Bal gibi yakışır…
Kenan Sofuoğlu olduğu gibi yaşayan bir insan…
Varsa imkân en güzel arabaya da binecek, en güzel evde de oturacak, en güzel bir şekilde de bu yola çıktı ise milletine hizmet edecek…
Kenan Sofuoğlu para, mal, mülk ile imtihan edilecek bir insan değil, geçmişte yaşanan misallerden hepimiz bunu biliyoruz…Genç yaşına rağmen büyük bir olgunluk taşıyor…

Çiğdem Erdoğan Atabek Hanım Bakan Yardımcılığı sonrası daha önce başvurduğu milletvekili adaylığında beklenen olmamıştı.Bu dönem de pek ihtimal dâhilinde görünmüyordu ama Bakan yardımcılığı yaptığı dönemden bildiğimiz Çiğdem Hanım yaptıkları ile Sakarya sevdalısı bir insan olduğunu o dönemlerde bize göstermişti.
Milletvekili seçildiğinde de, sıradan bir milletvekili olmayıp Sakarya’mıza çok hizmet edeceğine inanıyoruz…
En azından kapısını rahatça çalıp, derdinizi anlatabileceğiniz bir insan…

Ali İnci başkanımızı bu sütunlarda defalarca yazdım…
Belediye Başkanı olduğu dönemden yaptığı hizmetlerini bildiğimiz Ali Başkanın Milletvekili olmasını bekleyenlerden biri olarak listede yer alması bizim için sürpriz olmadı.
Ali başkanın geçmişte yaptıklarını referans alarak Sakarya Milletvekili olarak da yapacaklarını hep birlikte göreceğiz…

Ekrem Yüce abimiz ilimizin değerlerinden biri…
Kendisini Sakarya Milletvekili olarak görmeyi en çok arzu edenlerden biriyim…
Altıncı sırada yer alması biraz bizim ve kendisi içinde burukluk yaşatsa da, kendi ifadesi ile inşallah bu işin ALTI’ndan kalkacak…
Çok gayret göstermesi gerekiyor…
Allah mahcup etmesin…
Son sırada yer alan Lütfi Bayraktar Bey ile bir muhabbetimiz olmadı. Milletvekili adaylığının kendisine hayırlı olmasını diliyorum…

Gelen itirazlarda Ak Partinin Milletvekili aday listesi ilimizin kültürel yapı çoğunluğuna tam uygun olmasa da Reis’in kararı her şeyin üzerinde olmalı…

Bundan sonra Milletvekili adaylarının ve teşkilatların milletten daha çok çalışma zamanı…
Ak Parti Sakarya Milletvekili aday listesi adaylara, ilimize ülkemize ve milletimize hayırlı olsun…

TOÇOĞLU MİLLETVEKİLİ ADAYI OLMADIĞINA GÖRE!


Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu’nu bu dönem meclise gitmesini bekliyordum.
Fakat aday adaylığı başvurusu yapmayınca Milletvekili olmaya pek de niyetli olmadığını görmüş olduk.
Zeki başkan milletvekili adaylığı için başvuru yapmadığına göre anlaşılan kendisine görev tevdi edilir ve millette ister ise bir dönem daha Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapmak istiyor yâda benden bu kadar deyip gençlere de yol açabilir…
Bunu bize zaman gösterecek…

RIDVAN SEZER’İN ZİYARETİ

Sakarya Arifiye Öğretmen Lisesinde aynı sınıfta birlikte okuduğumuz uzun yıllar eğitimcilik yapan ve daha sonra Nehirkent Belde Belediye Başkanlığı görevinde bulunan Arifiye’nin ilçe olmasında verdiği destek ve aldığı karar ile büyük katkısı olan şimdi ise Adapazarı Belediye Başkan Yardımcılığı görevinde bulunan arkadaşımız Rıdvan Sezer geçtiğimiz gün ziyaretimize geldi.
Biliyorsunuz geçtiğimiz günlerde kızımızın cemiyetini yapmış aynı zamanda halamızı kaybetmiştik.
Daha önce cemiyetimize katılan Rıdvan başkan bu sefer mücrim bir sebep ile cemiyetimize katlamayan Adapazarı Belediye Başkanımız Süleyman Dişli beyefendiye vekâleten ve kendi adına taziye ve hayırlı olsun dileklerini iletti…

Süleyman Başkanımıza nezaketinden dolayı buradan teşekkürümüzü iletelim…
Rıdvan Başkan ile uzun bir müddet oturarak hatıraları yâd ettik.
Gündemimizde siyasette oldu…

İşlerinin zor olduğunu ama yoğun bir gayret ve çalışma ile 7 milletvekilini çıkartmak için mücadele edeceklerini söyledi… Çalınmadık kapı kalınmamasını ve sıkılmadık el bırakmayarak, vatandaş ile hasbihalden kaçmamak gerektiğini söyledi.
Hayatını vatandaşların arasında geçirdiğini belirten Rıdvan başkan, bir siyasetçi olarak da kendi üzerine düşeni yapmaktan asla geri durmayacağını belirtti. Rıdvan başkana ziyaretinden dolayı teşekkür ediyor, çalışmalarında kolaylıklar diliyorum…

KISSADAN HİSSE

Ahmed-i Bîcân “rahmetullahi aleyh” hazretleri bir gün, Gelibolu’nun en büyük câmisinde vâz veriyordu. Herkes huşû içinde söylenenleri dinliyordu.
“Kardeşlerim! İnsanı Rabbinden uzaklaştıran perdelerin en büyüğü, kalbi öldürmek, karartmaktır. Kalbin ölmesine kararmasına sebep de dünyayı sevmektir. Bir hadîs-i kudsîde buyruldu ki: “Ey Âdemoğlu! Kanâat et zengin ol. Hasedi terket, râhat ol! Dünyâyı terket, dînin halis olsun.”
Kim gıybeti terkederse, Allahü teâlâya karşı olan sevgisi çoğalır. Kim az ve doğru konuşursa, aklı tam olur. Kim aza kanâat ederse, gerçekten Allahü teâlânın ahdine inanmış olur. Kim dünyâ için kaygılanırsa Allahü teâlâdan uzaklaşır.”

Ahmed-i Bîcân hazretleri vâz ettiği kürsüden bir ara başını kaldırdı. Câminin giriş kapısında ağabeyini gördü. Ayakta bekliyor ve kendisine tebessüm ediyordu. İçeri girip bir yere oturmamasına hayret etmişti. Sonra mânevî bir huzurla vâzına devâm etti. Ağabeyinin bu şekilde beklemesi bir türlü aklından çıkmıyordu.
Akşam annesi ile sohbet ederken bu aklından çıkmayan şeyin sebebini öğrenmek istedi ve; “Anneciğim! Bugün dikkatimi çeken bir şey oldu. Vâz ederken ağabeyim câmi kapısında durmuş, bana bakıyor ve tebessüm ediyordu. Ama içeri girip oturmadı. Sebebini ondan bir suâl eylesen.” dedi. Evlâdını kıramayan anne ertesi gün büyük oğlu Muhammed Bîcân’a giderek sohbet arasında kardeşinin vâzı arasında niçin câmiye girmediğini sordu. O da; “Kardeşim âlim, ârif biridir. Hâcı Bayram-ı Velî hazretlerini görünce bir başka Ahmed oldu. Sözleri hikmet dolu. Gönülleri alan, ruhları cezbeden bir üslûbu var. İlminden, irfânından istifâde edenlerin sayısı belli değil. Ben de mübârek sözlerini dinlemek için gitmiştim. Meleklerin kanatlarını sererek vâzını dinlediklerini gördüm. Basmamak için içeriye girmedim.” dedi.

Bu duruma çok sevinen annesi, eve dönerek durumu küçük oğlu Ahmed-i Bîcân’a anlattı. Ahmed Bîcân sevineceği yerde durgunlaştı. Bunu fark eden annesi sebebini sorunca; “Ağabeyim melekleri gördüğü hâlde ben niçin göremiyorum, acabâ sebebi nedir?” dedi. Annesi hiç beklemediği bu soru karşısında şaşırdı. Ahmed-i Bîcân hazretleri sonra ilâve etti; “Anneciğim bunun sebebini senin bilmen lâzım. Biraz düşün bulacaksın.” dedi. Annesi bir süre düşündükten sonra yaşlı gözlerle oğluna; “Sen henüz süt emme çağında idin. Namaza durmuştum. O esnada komşularımdan bir hanım geldi. Sen ağlamaya başladın. Selâm vermeme de az kalmıştı. Kadıncağız ağlamayasın diye seni emzirmeye başladı. Selâmı vermemle birlikte mâni oldumsa da sen bir kaç yudum almıştın. Sonra sordum, hanım abdestsiz imiş. Ben seni hiç abdestsiz emzirmedim. Her halde sebebi odur.” dedi. Ahmed Bîcân; “Doğru söyledin.” dedi.

PAZAR TEBESSÜMÜ

Ço­cuk­lar bir­bir­le­ri­ne ba­ba­la­rı­nın ne ka­dar “hız­lı” ol­du­ğu­nu an­la­tı­yor­lar­dı. Bi­ri der ki:
– Be­nim ba­bam ok at­tık­tan son­ra ko­şup he­de­fe ok­tan ön­ce va­rı­yor…
İkin­ci ço­cuk söze karışır:
– O da bir­şey mi? Be­nim ba­bam ta­ban­ca­sı­nı ateş­li­yor he­de­fe kur­şun­dan ön­ce ye­ti­şi­yor…
Üçün­cü ço­cuk ileri atılır:
– O da bir­şey mi? Be­nim ba­bam dev­let has­ta­ne­sin­de dok­tor. Me­sâi 5’­te bi­ttiği hâlde, be­nim ba­bam eve 3’­te ge­li­yor.

ÖZLÜ SÖZ

Dünya; Cennete göre zindan, Cehenneme göre ise Cennet gibidir.

Kaynak

http://www.sakaryahalk.com/m-ak-parti-sakarya-milletvekli-adaylari-3346.html

 

YORUMLAR
Bir Yorum Yapın