İstanbul’un Fethi’nin 565.yılı

“Kostantiniye, bir gün fetholunacaktır. Onu fetheden asker ne güzel asker, onu fetheden komutan ne güzel komutandır.” Aziz İstanbul’un Fethinin 565.yılında Şehidlerimizi rahmetle anıyoruz. İlgili Haber ARSİADER’den Başkan YÜCE’ye ziyaret… İSTANBUL’UN FETHİ İs­tan­bul’un fet­hi, 6 Ni­san – 29 Ma­yıs ara­sın­da 53 gün sü­ren mu­ha­sa­ra­dan son­ra ger­çek­leş­­­ti. Fâ­tih Sultan Mehmed Hân ota­ğı­nı, Top­ka­pı-Mal­te­pe’de kur­du. Top­ka­pı-Edir­ne­ka­pı ara­sın­da­ki mer­kez […]

 İstanbul’un Fethi’nin 565.yılı

29.05.2018 - 17:30

Güncelleme : 29.05.2018 - 17:34

“Kostantiniye, bir gün fetholunacaktır. Onu fetheden asker ne güzel asker, onu fetheden komutan ne güzel komutandır.”

Aziz İstanbul’un Fethinin 565.yılında Şehidlerimizi rahmetle anıyoruz.

İSTANBUL’UN FETHİ

İs­tan­bul’un fet­hi, 6 Ni­san – 29 Ma­yıs ara­sın­da 53 gün sü­ren mu­ha­sa­ra­dan son­ra ger­çek­leş­­­ti. Fâ­tih Sultan Mehmed Hân ota­ğı­nı, Top­ka­pı-Mal­te­pe’de kur­du. Top­ka­pı-Edir­ne­ka­pı ara­sın­da­ki mer­kez cep­he­si­ni biz­zat ida­re et­ti. 300.000 as­ker ve 20 par­ça do­nan­ma­dan mü­te­şek­kil or­du­nun, ye­ri ve gö­ğü sar­san tek­bir ve teh­lil ses­le­ri ara­sın­da, Sultan, Top­ka­pı’dan şeh­re gir­di ve Ortaçağ’a son verdi.
Bu fetih, Türk ve ci­han ta­ri­hi ba­kı­mın­dan çok önem­li­dir. Do­nan­ma­yı, Be­şik­taş’tan Ha­liç’e in­di­rmesi ve Ka­sım­pa­şa’­dan baş­la­ya­rak boş fı­çı­lar üze­rin­de ka­las­lar bağ­la­tıp, Ka­sım­pa­şa-Ay­van­sa­ray ara­sın­da 5,5 m enin­de köp­rü teş­kil et­tir­me­si, onun as­ke­rî ve tek­nik dehâ­sı­nın mah­sû­lü­dür.
Fatih, Yedikule, Kireç İskelesi, Şehremini ve Rumeli Hisarı câmileri, Fâ­tih Sultan Mehmed Hânın Müslümanlara bıraktığı yâdigarlarının en kıymetlilerindendir.

İS­TAN­BUL’UN FET­Hİ­Nİ GÖ­REN ÜS­KÜ­DAR
Üs­kü­dar bir ulu rü­yâ­yı gö­ren­ler şeh­ri,
Se­ni gıp­tay­le ha­tır­lar va­ta­nın her şeh­ri,
Hep­si der: “Han­gi şe­hir gör­müş onun gör­dü­ğü­nü?
Bi­zim İs­tan­bul’u fet­het­ti­ği­miz mut­lu gü­nü.
El­li üç gün ne me­hâ­bet­li te­mâ­şa idi o.
San­ki hal­kın uya­nık gör­dü­ğü rü­yâ idi o.
Şim­di beş yüz se­ne geç­miş o bü­yük ha­tı­ra­dan
El­li üç gün­de o hen­gâ­me gö­rül­müş bu­ra­dan,
Can­la­nır lev­hâ­sı hâ­lâ be­şer et­tik­çe ha­yâl
O za­man or­ta­da, her sa­ni­ye ger­çek bir hâl.
Gür­le­miş Top­ka­pı’dan bir ye­ni şid­det­le da­ha.
Şan­lı na­mıy­le “bü­yük top” de­ni­len ej­der­ha.
Sarf edil­miş ni­ce kol kuv­ve­ti gün­düz ve ge­ce.
Ka­ra­dan sevk edi­len yüz ge­mi geç­miş Ha­liç’e
Son gü­nün cen­gi olur­ken, ne şa­fak­mış o şa­fak.
Üs­kü­dar, göz­le­ri dol­muş, te­pe­ler­den ba­ka­rak,
Gör­müş İs­tan­bul’a yüz­bin me­le­ğin uç­tu­ğu­nu,
Sak­la­mış dur­muş, asır­lar­ca, ha­yâ­lin­de bu­nu.
Yah­ya Ke­mâl Be­yat­lı

turktakvim.com

YORUMLAR
Bir Yorum Yapın