Epözdemir’den Avukatlar Günü açıklaması

Sakarya Barosu Avukat Hakları Merkezi Başkanı Av. Hikmet Epözdemir, 24 Ocak Dünya Tehlike Altındaki Avukatlar Günü nedeniyle basın açıklaması yayımladı. Avukat Hakları Merkezi Başkanı Av. Hikmet Epözdemir’in basın açıklaması: Bilinmelidir ki, mülkün temeli olan adaletin temel savunucusu ve güvencesi avukattır. Avukat, insanların hak arayışlarının, eşitlik ve özgürlük taleplerinin sesi ve her durumda adil bir hükme […]

 Epözdemir’den Avukatlar Günü açıklaması

26.01.2019 - 15:30

Güncelleme : 26.01.2019 - 15:30

Sakarya Barosu Avukat Hakları Merkezi Başkanı Av. Hikmet Epözdemir, 24 Ocak Dünya Tehlike Altındaki Avukatlar Günü nedeniyle basın açıklaması yayımladı.

Avukat Hakları Merkezi Başkanı Av. Hikmet Epözdemir’in basın açıklaması:
Bilinmelidir ki, mülkün temeli olan adaletin temel savunucusu ve güvencesi avukattır. Avukat, insanların hak arayışlarının, eşitlik ve özgürlük taleplerinin sesi ve her durumda adil bir hükme ulaşmanın vazgeçilmez bir aracıdır. Avukatlığın amacı, hukuki sorunların çözümünde adalete hizmet ve temsil ettiği kişinin hakkını korumaktır.
Avrupa Demokrat Avukatlar Birliği (AED), Dünyada İnsan Hakları ve Demokrasi İçin Avrupalı Avukatlar Birliği (ELDH) ile Avrupa Barosu İnsan Hakları Enstitüsü (İDHAE)’ nun bu yılki 24 Ocak Tehlikedeki Avukatlar Günü’nü de Türkiye’deki avukatlara ithaf ettiği bu günlerde savunma hakkının en önemli unsuru olan avukatlara karşı baskı ve yıldırma politikalarına maalesef ki devam ediliyor. Avukatlar, bir taraftan sistematik bir şekilde yargılamalara ve soruşturmalara konu edilirken, diğer taraftan kanunsuz aramaya maruz bırakılıyor. Avukatlara yönelik baskı ve saldırılar ile aynı zamanda doğrudan savunma hakkına, hak arama özgürlüğüne ve adil yargılanma hakkına tecavüz ediliyor. 2012 yılında da Tehlike Altındaki Avukatlar Günü’nün Türkiye’ye ithaf edildiği gözetildiğinde son dönemde mesleğimize yönelik sistematik baskı ve saldırının vahameti açık olarak görülecektir. Bu husus, İnsan Hakları Derneği’nin “Avukatların Üzerindeki Yargı Baskısı Raporu”nda da “Türkiye devleti sistematik olarak Birleşmiş Milletler Avukatların Rolüne İlişkin Temel İlkeler Bildirgesi’ni ihlal ediyor. Bu ihlalin, savunma hakkına da direkt olarak etkisi oluyor.” şeklindeki değerlendirme ile ortaya konulmuş durumdadır.
Bilindiği üzere, arama, suçu önlemek veya işlenen suçun failini ve delillerini bulmak amacıyla uygulanan, bireyin özel hayatının gizliliği ve korunması hakkını kısıtlayan bir tedbirdir. Yasal düzenlemelerimiz uyarınca ;Avukatın adli aramasını öngören CMK m.130’un yanında Avukatlık Kanunu m.58, adli ve önleme aramaları konusunda herhangi bir fark gözetmeyip, avukatların üzerleri ve dolayısıyla yanlarında taşıdıkları eşyanın nasıl aranacağını ortaya koymuştur. “Soruşturmaya yetkili cumhuriyet savcısı” başlıklı 58. maddeye göre, “Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır. Avukat yazıhaneleri ve konutları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet savcısı denetiminde ve baro temsilcisinin katılımı ile aranabilir. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hali dışında avukatın üzeri aranamaz. 58. maddenin 1. fıkrasının son cümlesi net olup, avukatın üzerinin ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hali dışında aranamayacağını emretmektedir. Bu hüküm bir kanun hükmü olup, genelge veya talimatla değiştirilemez. Kanunun göz ardı edilmesine yönelik her türlü genelge veya talimat “kanunsuz emir” niteliğini taşır. Anayasa m.137’ye göre kanunsuz emrin verilmesi ve yerine getirilmesi suç olup, TCK m.24’de düzenlenen “amirin emri” adlı hukuka uygunluk sebebi de sayılamaz.
Hal böyle iken, Son bir haftadır meslektaşlarımıza karşı yapılan haksız aramaların icra ettiğimiz kutsal mesleğin icrasında bizleri yıldıramayacağı ve kanunsuz olarak yapılan her işlemin karşısında olacağımızı yineleriz. Bizler; avukatların duruşmalardan men edildiği, sözlü saldırılara uğradığı, müvekkilinin haklarını korurken tutuklandığı, demokratik haklarını kullanırken yaka paça gözaltına alındığı; savunma hakkının kısıtlanmaya, örgütlü gücümüzün kırılmaya çalıştığı bir süreçte; meslektaşlarımıza yönelik saldırıların tesadüf olmadığını biliyoruz. Adil yargılanmanın ön şartının avukatın eşit kurucu unsur olduğu gerçeğini içselleştirmeyen bakış açısını değiştirmekte kararlıyız.
Meslektaşlarımıza karşı yapılan hukuksuz her işlemin karşısında Sakarya Barosu Avukat Hakları Merkezi olarak duracağımızı bildiririz.

YORUMLAR
Bir Yorum Yapın