RAMAZAN-I ŞERÎF BAŞLIYOR

Mübarek Ramazan ayı yarın başlıyor.Bu akşam ilk teravi ve ilk sahur başlıyor.Bu vesile ile Mübarek Ramazan ayının tüm islam alemine,ilçe halkımıza ve haber sitemizin takipçilerine hayırlar getirmesini dileriz. Hayırlı Ramazanlar İlgili Haber OSM’de söyleşinin konusu felsefe olacak ORUCUN FARZLARI Orucun farzı üçtür: 1- Niyet etmek, 2- Niyeti, ilk ve son va-kitleri arasında yapmak, 3- İmsak […]

 RAMAZAN-I ŞERÎF BAŞLIYOR

05.05.2019 - 12:17

Güncelleme : 05.05.2019 - 12:19

Mübarek Ramazan ayı yarın başlıyor.Bu akşam ilk teravi ve ilk sahur başlıyor.Bu vesile ile Mübarek Ramazan ayının tüm islam alemine,ilçe halkımıza ve haber sitemizin takipçilerine hayırlar getirmesini dileriz.

Hayırlı Ramazanlar

ORUCUN FARZLARI

Orucun farzı üçtür: 1- Niyet etmek, 2- Niyeti, ilk ve son va-kitleri arasında yapmak, 3- İmsak vaktinden Güneş batıncaya kadar orucu bozan her şeyden sakınmak.
Birgün ev­vel gü­neş bat­ma­sın­dan, oruç gü­nü dah­ve vak­ti­ne (öğ­le­den bir sa­at ön­ce) ka­dar, Ra­ma­zan oru­cu­na kalb ile ni­yet et­mek farz­dır. Dahve-i kübra vakti: Buna kaba kuşluk da denir. Oruç müddetinin yarısıdır, bu da öğleden bir saat kadar önceki vakittir. Meselâ bir şehirde, imsak 05.00’de, akşam vakti de 17.00’de oluyorsa, oruç müddeti 12 saat eder. Bunun yarısı 6 saattir. İmsak vaktinden 6 saat sonraya kadar, yani saat 11.00’e kadar niyet edilebilir.
İm­sak­tan ön­ce ni­yet eder­ken, “Ni­yet et­tim ya­rın oruç tut­ma­ya”, İm­sak­tan son­ra ni­yet eder­ken de, “Ni­yet et­tim bu­gün oruç tut­ma­ya” de­nir. Yanılıp yanlış söylense de mahzuru olmaz. Her gün ay­rı ni­yet et­mek lâ­zım­dır. Bel­li gün olan adak oru­cu­nun ve nâ­fi­le oru­cun ni­yet za­ma­nı da böy­le­dir. Ka­zâ ve keffâret oru­cu­na ve za­ma­nı bel­li edil­me­yen adak oruç­la­rı­na, im­sak­tan son­ra ni­yet edil­mez.

SAHUR YEMEĞİ

Sa­hur­ ye­me­ği çok fazilet­li­dir. Özürsüz terk et­me­me­li­dir. İf­ta­rı ace­le et­mek ve sa­hu­ru, imsak vaktinden ön­ce ol­mak şar­tı ile ge­cik­tir­mek sün­net­tir.
(Oruç açarken, iftar vak­tinin gir­di­ğin­den emin olduktan sonra orucu açmalı. Sonra akşam na­ma­zı­nı kılmalı, sonra da yemek yemelidir.)
Sa­hu­ra kalk­ma­dan oruç tut­mak gü­nah de­ğil­dir. An­cak sa­hu­ra kalk­mak çok se­vaptır. Hadîs-i şerîf­ler­de bu­yu­rul­du ki:
“Sa­hu­ra kal­kın, sa­hur­da be­re­ket var­dır.” [Bu­ha­ri]
“Sa­hur­da ye­mek yi­ye­rek, oruç tut­ma­nı­za yar­dım­cı olun!” [Beyhekî]
“Sa­hura kalk­mak, Al­la­hın si­ze ba­ğış­la­dı­ğı be­re­ket­tir, bu­nu ka­çır­ma­yın!” [Ne­sai]
“Ye­dik­le­ri helâl ol­mak şar­tıyle, he­sa­ba çe­kil­me­ye­cek üç ki­şi; oruç­lu, sa­hur ye­me­ği yi­yen ve Al­lah yo­lun­da nö­bet tu­tan­dır.” [Ne­sai]
“Mü­mi­nin sa­hu­ru­nun hur­may­la ol­ma­sı ne gü­zel­dir.” [Ebû Da­vud]

ORUÇ TUTARKEN

Oruç tu­tar­ken, di­ni­mi­zin di­ğer emir­le­ri­ne de dik­kat edil­me­li­dir. Dik­kat edil­mez­se, tu­tu­lan oru­cun se­va­bı aza­lır ve­ya yok olur. Oruç­tan ve di­ğer bü­tün dînî emir­ler­den mak­sat; sa­lih bir in­san ola­bil­mek­tir. Oruç tu­tan kim­se, kö­tü­lük iş­le­me­ye de­vam edi­yor­sa, oruç­tan bek­le­nen fay­da­nın el­de edil­me­si çok zor­dur. Ha­dîs-i şe­rîf­te bu­yu­rul­du ki:
“Ni­ce oruç tu­tan­lar var­dır ki, aç­lık ve su­suz­luk­tan baş­ka bir­şey el­de et­mez­ler.”
Oru­çtan bek­le­nen fay­da­ya ka­vu­şa­bil­mek iç­in:
1- Gö­zü, fay­da­sız şey­le­re, ha­ra­ma bak­mak­tan; kal­bi, meş­gul eden ve iyi iş­ler­den alı­ko­ya­cak hu­sus­lar­dan ko­ru­ma­lı­dır.
2- Di­li­ni ya­lan, gıy­bet, ko­ğu­cu­luk gi­bi kö­tü iş­ler­den alı­koy­ma­lı­dır. Ha­dîs-i şe­rîf­te bu­yu­rul­du ki:
“Oruç, bü­tün kö­tü­lük­le­re kal­kan­dır. Oru­çlu kim­se câhil­lik edip de kö­tü söz söy­le­me­sin! Şa­yet bi­ri­si ken­di­siy­le iti­şip-ka­kış­mak is­ter­se, ‘Ben oruç­lu­yu­m.’ di­ye mu­ka­be­le­de bu­lun­sun!”
3- Gıy­bet eden­le din­le­yen, gü­na­ha or­tak ol­duk­la­rı için, ha­ram şey­le­ri din­le­mek­ten ku­la­ğı mu­ha­fa­za et­me­li­dir.
4- Gö­zü, di­li, ku­la­ğı kö­tü­lük­ler­den ko­ru­du­ğu gi­bi, di­ğer uzuv­la­rı da ha­ram­lar­dan ve şüp­he­li­ler­den ko­ru­mak lâ­zım­dır.
5- Sa­hur­da, kuv­vet­li gı­da­lar ye­mek­te mah­zur yok­sa da, if­tar vak­ti tı­ka ba­sa yi­ye­rek mi­de­ye za­rar ver­mek doğ­ru de­ğil­dir.
6- İf­tar vak­ti; “Aca­ba tut­tu­ğu­muz oruç ka­bul edil­di mi?” di­ye dü­şü­nüp kork­ma­lı ve oru­cun ka­bul ol­ma­sı iç­in Al­la­hü te­âlâ­ya yal­var­ma­lı­dır. Ra­ma­zan­da çok is­tiğ­far söy­le­me­li, Ku­r’ân-ı ke­rîm oku­ma­lı ve di­ni­ni, doğ­ru ya­zıl­mış il­mi­hâl ki­tap­la­rın­dan öğ­ren­me­li­dir.

KAYNAK

turktakvim.com

 

YORUMLAR
Bir Yorum Yapın