İstanbul’un Fethinin 566. yıl dönümü

“Kostantiniye, bir gün fetholunacaktır. Onu fetheden asker ne güzel asker, onu fetheden komutan ne güzel komutandır.” Aziz İstanbul’un Fethinin 565.yılında Şehidlerimizi rahmetle anıyoruz. İlgili Haber “Felsefe bilginin güvenilirliğini ispat etmektir” İSTANBUL’UN FETHİ İstanbul’un fethi, 6 Nisan 29 Mayıs arasında 53 gün süren muhasaradan sonra gerçekleşti. Fâtih Sultan Mehmed Hân otağını, TopkapıMaltepe’de kurdu. TopkapıEdirnekapı arasındaki merkez […]

 İstanbul’un Fethinin 566. yıl dönümü

29.05.2019 - 13:02

Güncelleme : 29.05.2019 - 13:02

“Kostantiniye, bir gün fetholunacaktır. Onu fetheden asker ne güzel asker, onu fetheden komutan ne güzel komutandır.”

Aziz İstanbul’un Fethinin 565.yılında Şehidlerimizi rahmetle anıyoruz.

İSTANBUL’UN FETHİ

İstanbul’un fethi, 6 Nisan 29 Mayıs arasında 53 gün süren muhasaradan sonra gerçekleşti. Fâtih Sultan Mehmed Hân otağını, TopkapıMaltepe’de kurdu. TopkapıEdirnekapı arasındaki merkez cephesini bizzat idare etti. 300.000 asker ve 20 parça donanmadan müteşekkil ordunun, yeri ve göğü sarsan tekbir ve tehlil sesleri arasında, Sultan, Topkapı’dan şehre girdi ve Ortaçağ’a son verdi.
Ru­me­li Hi­sa­rı’nın plâ­nı­nı ken­di­si yap­mış­tır. Bu hi­sar, Ka­ra­de­niz­’den ge­le­cek Ve­ne­dik ko­lo­ni­le­ri­nin, Ve­ne­dik­le ik­mâl yol­la­rı­nı kes­miş­tir. Ve­zir­le­riy­le bir­lik­te hi­sa­rın ya­pı­mın­da ça­lış­mış­tır. Hi­sa­r ya­pı­lır­ken, İm­pa­ra­to­run gön­der­di­ği el­çi­nin: “Bi­zans top­rak­la­rı üze­rin­de ka­le yap­ma­sı­nın dost­lu­ğa ve ah­de ve­fâ­ya uy­ma­dı­ğı­nı” be­lirt­me­si üze­ri­ne; “Var git kra­lı­na söy­le; o rah­met­li ba­bam za­ma­nın­da ah­di çok boz­muş­tu.” di­ye­cek ka­dar di­ra­yet­li; fe­ti­hten son­ra bü­tün Hı­ris­ti­yan âle­mi­ni kar­şı­sı­na al­ma­ya­cak ka­dar şu­ur­lu bir dip­lo­mat­tı.
Bu fetih, Türk ve cihan tarihi bakımından çok önemlidir. Do­nan­ma­yı, Be­şik­taş’tan Ha­liç’e in­di­ren tek­nik ze­kâ Fa­tih’e mah­sus­tur. Ha­liç’te, Ka­sım­pa­şa’­dan baş­la­ya­rak boş fı­çı­lar üze­rin­de ka­las­lar bağ­la­tıp, Ka­sım­pa­şa Ay­van­sa­ray ara­sın­da 5.5 m enin­de köp­rü teş­kil et­tir­me­si onun as­ke­rî ve tek­nik ze­kâ­sı­nın mah­sû­lü­dür. Ateş­li si­lâh­la­rın so­ğu­t­ma­ tek­ni­ği, ilk defa onun­la baş­lar. O za­ma­na ka­dar bu­lun­ma­yan en güç­lü ateş­li si­lâh­la­ra ve top­la­ra sâhip­ti. Ha­van to­pu­nun ba­lis­tik he­sap­la­rı­nı ya­pa­rak, dik mer­mi yol­lu ilk si­lâ­hı o keş­fet­miş­tir.
Arap­ça, Fars­ça, Lâ­tin­ce, Yu­nan­ca, Sırp­ça ve bir­çok ba­tı li­sa­nı­nı bi­li­yor­, Av­ru­pa ilim ve tek­ni­ği­ni çok iyi ta­kip edi­yor­du. Ast­ro­no­mi, ma­te­ma­tik, as­ker­lik, ta­rih, coğ­raf­ya bil­gi­si çok­tu. Ke­lâm ve ma­te­ma­tik­te dev­ri­nin oto­ri­te­le­rin­den bi­ri­siy­di. Av­nî mah­lâ­sıy­la ede­bî de­ğe­ri bu­gün da­hi çok yük­sek şi­ir­ler yaz­dı.

turktakvim.com

YORUMLAR
Bir Yorum Yapın