”1 dolara satılmışlardı!..”

Sakarya Halk Gazetesi Köşe yazarı Mehmet TAŞTAN bu hafta ki yazısında  15 Temmuz’u yazdı. 15 TEMMUZ 1 dolara satılmışlardı!.. Gün boyu yaşananların, Yıllardır kurulan gizli, hain planların, İlgili Haber ZOR AİLESİNİN ACI GÜNÜ!.. Bu derece kansız bir eyleme dönüştürüleceğinin farkında değildik! Ortalık sessiz ve sakindi… Hayat her zaman ki gibi devam ediyor, İnsanlar günlük yaşantılarının […]

 ”1 dolara satılmışlardı!..”

15.07.2019 - 12:20

Güncelleme : 15.07.2019 - 12:20

Sakarya Halk Gazetesi Köşe yazarı Mehmet TAŞTAN bu hafta ki yazısında  15 Temmuz’u yazdı.

15 TEMMUZ

1 dolara satılmışlardı!..

Gün boyu yaşananların,

Yıllardır kurulan gizli, hain planların,

Bu derece kansız bir eyleme dönüştürüleceğinin farkında değildik!

Ortalık sessiz ve sakindi…

Hayat her zaman ki gibi devam ediyor,

İnsanlar günlük yaşantılarının akışında idi…

Bizde o gece bir dost hanesine misafir olmuştuk.

Eve dönüş yolunda arabada kızımız, ’Baba Boğaz köprüsünü tanklarla kapatmışlar, haberin var mı? ’’ diye sorunca…

Bizde ufak bir irkilme oldu, üç beş çapulcunun eylemine devlet müdahale etmiştir, yada bir tatbikat vardır düşüncesi geldi aklımıza…

Topça kavşağının orada, emniyet tedbirlerinde yoğun bir hareketlilik vardı…

D-100 Karayolunda da Jandarma ekiplerinin aldığı tedbirler oldukça fazla idi…

O Saatlerde bu durumlar pek hayra alamet değildi.

Vatandaşlar Akyazı TEM’den çıkıyor, D-100 yolu araç kaynıyordu.

Kuzuluk yoluna girip, Radyo’nun düğmesine dokunduğumuzda TGRT Haber ve TGRT FM ortak yayınında dönemin Ak Parti İstanbul İl Başkanı Selim Temurci ile yapılan canlı bağlantı vardı.

İnsanları sokağa davet eden, çağıran ilk isim ‘’Temurci ’’ oldu.

İl Başkanı Temurci : “Gün, demokrasiye sahip çıkma günüdür! Halkımızı sokaklara davet ediyorum.” derken, ilk tepkim ‘’Ya bu adam ne yapmak istiyor? Ufak bir olay için halkı sokağa çağırıyor…’’diyerek kızmıştım.

Sonradan ne kadar haklı olduğunu, hep birlikte gördük!

Eve varıp haberlere göz atınca durumun vahameti ortaya çıktı.

Cumhurbaşkanımızın yaptığı çağrı ile sokaklarda idik.

O gece vatanını, milletini seven, duyarlı asil Türk Evlatları için en zor geçen gecelerden biri oldu.

Kendi insanına kurşun sıkan, Milletin Meclisini, Beştepe’yi bombalayan, zehirlenmiş beyinlere,hain köpeklere,Abdestini alıp sokağa fırlayan, kendini namlunun ucuna siper eden, tankın önüne atan, şehadete susamış vatan evlatları en güzel Osmanlı Tokatları ile gereken karşılığı verdi.

Biz 12 Eylül’ü çocuk yaşlarda yaşadık…

Bir sabah uyandık ki sokaklar asker dolu, Asker yönetime el koymuş!

O yaşlarda pek anlam veremesekte, sokağa çıkamamak bile zorumuza gidiyordu.

15 Temmuz topla, tüfek ile korkutulan bir milletin, yeniden doğuşu, dirilişi oldu.

Alet oldukları şer güçlerin aklı ile meşru otoriteyi ortadan yok etmek isteyen,

Ülkenin bağımsızlığını başka ellere teslim edip,

Ülkede meydana çıkartacakları kaoslar ile vatanı yönetilmez bir hale getirmek isteyen kansızlar, canını ortaya koyan milletin asil evlatlarının dik duruşu karşısında emellerine ulaşamadılar, başaramadılar.

Milli İrade ayaklandı.

Milletimiz ülkenin dört bir yanında meydanları günlerce boş bırakmadı.

Meydanlarda Kurulan çadırlar ile geceleri sabahladı.

Demokrasi zaferi ile ‘’Yeni Türkiye’’ nin yanında yer aldı.

Milletimizin bu asil ve şanlı direnişinde 251 insanımız şehid, 2193 kişi de gazi oldu.

Bugün bu Şehidlerimizi rahmetle yâd etme ve Gazilerimize şükran borcumuzun olduğu gün.

Bugün asla ve asla unutulmaması gereken bir gün.

Ruhları şad, mekânları cennet olsun…

15 TEMMUZ MARŞI

Çanakkale ruhu, 15 Temmuz ile birleşti.O ruh ile milletimizce yazılan destansı 15 Temmuz dirilişi sonrası, Hanefi Söztutan’da  yazdığı şiiri ile tarihe not düşmek istedi.

Yazdığı şiir yeni bir kurtuluş marşı oldu.

Günlerce meydanlarda bu marşı dinledik…

15 Temmuz Marşı

15 Temmuz gecesiydi, hava sıcaktı

Bir ihanet kalkışması kalpleri yaktı

Demokrasi darbe yemiş, şaşkındı millet

Ya özgürlük bundan sonra yahut da zillet

Başkomutan emir verdi: İnin meydana!

Sahip çıkın al bayrağa, aziz vatana!

Her ne ile meşgul ise hemen bıraktı

Yedi-yetmiş bütün millet sokağa aktı

Milyonların ayak sesi titretti yeri

Elde bayrak, dilde tekbir, koştu ileri

Yerden, gökten o hainler ölüm saçarken

Nice yiğit şehit düştü bayrak açarken

Namlulara, kurşunlara göğüs gererek

Durdurdular alçakları canlar vererek

Kimi yaşlı, kimisi genç, kadın kız kızan

O gecenin kahramanı destanı yazan

Demokrasi destanında şahitler biziz

Bir ölünce bin dirilen şehitler biziz…

VALİ’YE SÜRPRİZ!

Bir dönem Sakarya Valiliği vazifesinde bulunan Mustafa Büyük Efendi Kuzuluk’ta bir müddet dinledi.

Tabi buna dinlenmek denirse…

Sakarya’lı dostları Valimiz bir an olsun yalnız bırakmadılar.

Valimizin bizleri de ziyareti ile Sakarya hatıralarını konuştuk.

Bu dinlenme zamanında 23. Dönem İl Genel meclisi üyelerinin Kuzuluk’ta gerçekleştirdiği hasret giderme buluşmasında, Akyazı Belediye Başkanımız Bilal Soykan’ında katıldığı ortamda en büyük sürpriz Valimize yapılan doğum günü kutlaması oldu.

Valimiz çok duygulandı ve teşekkür etti.

15 Temmuz’da  Ankara’da yaşanan acı hatıraları da anlattı.

Bir Eski İl Genel Meclis üyesinin ifade ettiği gibi ‘’ Sayın Valim sizin yeriniz Sakarya’da ve bizde başka…’’ sözlerine katılmamak mümkün değil…

Eski Valimiz Mustafa Büyük beyefendi kendisine has üslup ve kişiliği ile geride hoş sedalar bırakan hizmet ve gönül ehli bir insandı…

KISSADAN HİSSE

Sakarya’nın 15 Temmuz Gazilerinden Av. Mehmet Akyazıcı o gece yaşadıklarını anlatıyor “Tekbir getirerek valilik kapısındaki askerlere yürümeye başladık. Gerçekten o anda savaş duygusu yaşıyorsunuz. Yaşadım da o duyguyu ben orada. Karşıdan asker ateş ediyor hafif namluyu indirse öleceksiniz orada. Ama siz tekbir getirerek üstüne doğru gidiyorsunuz savaş duygusundasınız. Ölüm o anda aklınızın hiçbir yerinde yok. Asıl darbeci subay tayfası yavaş yavaş valiliğe çekilmeye başladı önlere erleri koymuşlar. Bizde bu sırada askerlerin üzerine doğru gidiyoruz bu sırada vatandaşlar askerlerin elinden silahları almaya çalışıyor. Bu sırada subaylarda ateş etmeye başladı. Ateş olayı normal rutine girdi. Ölmüşsünüz kalmışsınız hiç önemli değil. Tam valilik kapısının oraya geldik artık kıstırıldı subaylar ama biz az kişiyiz arkadan insanları çağırıyoruz. Çağırdığım anda bir irkilme hissettim. Bir baktım bacak kısmından pantolonum delik, yanda insanlar yerde. İlk anda ne olursa olsun filmde zannediyorsunuz. Bir baktım gerçekten vurulmuşum. Hemen kendimi duvar dibine attım. İlk düşüncem ben biraz sonra öleceğim şehit olacağım. Bağırmak yok, inlemek sızlamak yok. Ben kelimeyi şahadet getireyim dedim. Kelimeyi şahadet getirdim. Rabbim ülkemize bir daha böyle şeyler yaşatmasın. Kolay bir süreçten geçmedik” (alıntı)

ÖZLÜ SÖZ

“Başaramayacaklar, bu ülkeyi asla bölemeyecekler”

Kaynak

http://www.sakaryahalk.com/m-15-temmuz-4152.html

YORUMLAR
Bir Yorum Yapın