İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Kurulu Toplantısı Gerçekleştirildi.

Vali Ahmet Hamdi Nayir, afet ve acil durum hallerinde alınacak önlemleri değerlendirmek, kamu kurum-kuruluşları ile sivil toplum örgütleri arasındaki koordinasyonu sağlamak amacıyla düzenlenen İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Kurulu Toplantısına başkanlık etti. AFAD Hizmet binasında gerçekleştirilen toplantıya Vali Ahmet Hamdi Nayir’in yanı sıra; İl Garnizon Komutan Vekili P. Alb. Salih Üstündağ, Vali Yardımcıları Erdoğan […]

 İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Kurulu Toplantısı Gerçekleştirildi.

09.10.2019 - 15:30

Güncelleme : 09.10.2019 - 15:30

Vali Ahmet Hamdi Nayir, afet ve acil durum hallerinde alınacak önlemleri değerlendirmek, kamu kurum-kuruluşları ile sivil toplum örgütleri arasındaki koordinasyonu sağlamak amacıyla düzenlenen İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Kurulu Toplantısına başkanlık etti.

AFAD Hizmet binasında gerçekleştirilen toplantıya Vali Ahmet Hamdi Nayir’in yanı sıra; İl Garnizon Komutan Vekili P. Alb. Salih Üstündağ, Vali Yardımcıları Erdoğan Ülker, Abdul Rauf Ulusoy, Halil Serdar Cevheroğlu, Mehmet Fatih Çiçekli, İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya, İl Jandarma Komutanı J. Alb. Cengiz Yiğit, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Furkan Beşel, İl Afet ve Acil Durum Müdürü Hüseyin Kaşkaş ve koordinasyon kurulu üyeleri katıldı.

“Deprem Ülkesiyiz, Deprem İliyiz”

Toplantıya katılan herkese başarılar dileyerek konuşmasına başlayan Vali Ahmet Hamdi Nayir, “Afetler yönünden düşündüğümüzde hem ülkemiz hem de İlimiz riskli sayılabilecek bir bölgede yer alıyor. Deprem, sel ve heyelan gibi birçok afete maruz kalacak bir coğrafyada yaşadığımız için bu durumun bilinci ile yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Daha önceki yıllarda İlimizin yaşamış olduğu depremlerden de çıkarılan derslerle, ülkemizin yaşamış olduğu afetlerden çıkarılan derslerle yeni bir yönetim yapısı oluşturuldu. Bu yönetim yapısı içerisinde hem ülke genelinde bir afet müdahale planımız var hem de 81 il ile birlikte İlimizi ilgilendiren afet müdahale planlarımız var.

“Deprem Eğitimini Önemsemeliyiz”

Afet konusu sürekli gündemimizde bulunmalı, deprem de bizim gündemimizde mutlaka yer almalıdır. Konumuz eğitim ile ilgili olabilir, ancak yine de bir deprem başlığımız mutlaka olmalıdır. Okullarımız ve öğrencilerimizin toplu olarak kaldığı yerler depreme ne kadar dayanıklı diye düşünmeliyiz veya eğitim amacıyla bize teslim edilmiş olan çocuklarımıza, yavrularımıza deprem eğitimini ne derecede verebildiğimize odaklanmalıyız. Konumuz sağlık olabilir, ancak yine de depremi mutlaka gündem içerisinde yer alacak şekilde düşünmeliyiz. Binalarımız depreme ne kadar dayanıklı diye hesabını yapmalıyız, deprem anında vereceğimiz sağlık hizmetlerinin nelerden oluştuğunu, eksiklerimizin neler olduğu hususunda da yine bir gündem maddemiz olmalıdır. Konumuz altyapı olabilir, işte o zaman yine depremi baz alarak altyapımızı, depreme dayanıklı olarak imal edilecek, inşa edilecek şekilde tasarlamalıyız. Konu imar olabilir, şehirleşme olabilir, yine bizim gündemimizde mutlaka bir deprem başlığımız olmalıdır. Dolayısıyla depremden uzak bir gündemde olmamız düşünülemez, mutlaka her bir birimin kendi yapısı ile ilgili olarak bir deprem gündeminin olduğunu bilmemizde fayda vardır.

“Haberleşmenin Aksamaması İçin Önlemler Almalıyız”

Bu yapı içerisindeki afet müdahale planlarında her bir kurum ve kuruluşumuza düşen önemli görevler var. Öncelikle koordinasyon kurulu üyeleri olarak herhangi bir afette, depremde bu salonda toplanmak durumundayız. Bir deprem anında özellikle haberleşme konusunda sıkıntılar yaşanabilir. En son 5.8 büyüklüğündeki Marmara depreminde olduğu gibi, alternatif yollar olarak gördüğümüz sosyal medyanın yer aldığı internet bağlantılı programlarla haberleşmeye çalışıldığına şahit olduk. Allah beterinden saklasın, lokal afet durumlarında; bir sel, bir heyelan olduğunda belki haberleşme sistemlerimiz zarar görmeyebilir, ancak genel bir afette haberleşme sistemimizin de çalışmayacağını düşünerek önlemimizi ona göre almalıyız. Önemli bir depremde, önemli bir afette kurul üyelerimizin nerede, nasıl, hangi görevleri olduğunu iyi bilmesi gerekiyor. Özellikle olası bir afette kurul üyeleri ile haberleşme sorunu yaşanmaması için ve yapılacak çalışmaların paylaşılması amacıyla kurulan Whatsapp grubunu önemsiyoruz. Herhangi bir acil durumda mesajları alamayan kişileri anında görüp onları da bir şekilde haberdar edebilme imkânımız var.

“Sahada Yer Alacak Personel Donanımlı Olmalıdır”

Bu koordinasyon kurulundaki hizmet gruplarımızın görevlerine yeterince hâkim olduklarına inanıyorum. Her birim afetlerle ilgili yerini ve görevini en önemli konulardan birisi olarak görmeli, yapılacak hazırlıkları da yine aynı şekilde o önem derecesine göre yönlendirmeli, bu alanda görevlendireceği personeli de bu konuda becerikli, bu konuya faydası olacak, katkısı olabilecek kişilerden seçmelidir. Çünkü alanda görevli personellere daha çok iş düşecek, onların çalışmalarını buradaki temsilcileri olarak sizler aktaracaksınız. Ancak bu masa etrafındaki koordinasyon kurulu üyelerinin de herhangi bir bilgi eksikliği bulunmamalıdır. Nasıl bir planla hareket edildiğini iyi bilmemiz gerekiyor. Kâğıt üzerinde mükemmel planlar yapabiliriz, ancak uygulamaya aynı şekilde yansıtmak her şeyden önce geliyor. Allah bizleri afetlerden, depremlerden korusun. Bir afet anında herkesin mutlaka bir travması olacaktır, herkes önce kendi evini düşünecektir, komşusunu düşünecektir, diğer mahallede olan bir yakınını düşünecektir, işte sahadaki ve kuruldaki arkadaşlarımızın bunlarla baş edebilme kabiliyetine sahip olması çok önemlidir. Genel manadaki afetlerde kendisinden hizmet beklenilen insanların hizmet alma noktasına geldiğine şahit olduk, bunları yaşadık.

“Geçmişe Göre İyi Durumdayız”

Geçmişe baktığımızda, 1999 depreminden bugüne birçok açıdan çok daha iyi durumda olduğumuzu söyleyebiliriz. Donanımlı araç-gereç olarak, kurtarma malzemeleri olarak, eğitimli personel olarak çok daha iyi bir noktadayız. Geçmişe nazaran bina kütlemizde de büyük iyileşmeler olduğunu görüyoruz, ancak binalarımızın tamamını depreme dayanıklı hale getirdiğimizi ya da mevzuatın gerektirdiği güvenlik şartlarını sağladığımızı söyleyemeyiz, eksikliklerimiz mutlaka bulunuyordur, onları da gidermek için çalışmalarımız devam ediyor.  Bu konuda kat etmemiz gereken mesafeleri işin içerisine katarak, Sakarya Afet Müdahale Planında bize düşen görevleri tam ve eksiksiz bir şekilde bilip, yerine getirme görevimiz bulunuyor.

“Hafızamızı Taze Tutmalıyız”

Bu konuda yapmış olduğumuz önemli faaliyetlerden birisi de, bilgilendirme çalışması ve hafızayı taze tutma çalışmasıdır. 5.8 büyüklüğündeki Marmara depremi önemli bir uyarı olarak karşımızda duruyor. Biz depremleri İllerin adıyla anmıyoruz, fay hatları tüm İlleri kapsıyor.  Mesela Silivri depremi değil, Marmara depremi diyoruz, 7 tane İlimizin etkilendiği 1999 depremini de bir bölge depremi olarak tanımlıyoruz. Böylesi depremler bölgenin tamamını ilgilendirdiğinden bizler, Sakarya’da hissedilse de, hissedilmese de bu olayı bölgenin tamamını etkileyecek bir afet olarak düşünerek, tedbirlerimizi ona göre alıp işin ciddiyetine de ona göre sahip çıkmamız lazım.

“26 Hizmet Birimi Temsilcileri de Bulunuyor”

Bugünkü toplantımızda afet ve acil durumlarla birinci derecede alakalı olan İl Afet Koordinasyon Kurulunun üyelerimiz ile birlikte 26 hizmet biriminin temsilcilerini de çağırdık. Özellikle afet müdahale planı hakkında genel bir bilgiler alırken, bundan önceki masa başı tatbikatlarımızda yapılanlarla ilgili eksiklikler ya da eklenmesi gereken hususları da değerlendirip gündemimize alacağız” dedi.

İl Afet ve Acil Durum Müdürü Hüseyin Kaşkaş’ın  olası afetlere karşı yapılan hazırlıklar ve 1999 depreminden bugüne gerçekleştirilen faaliyetler hakkında sunum yaptığı toplantıda, İlimizde meydana gelebilecek her türlü afet ve acil durumlar karşısında uygulamaya konulacak olan planlar ve afet yönetimini ilgilendiren konular masaya yatırılırken, ana ve destek çözüm ortağı kurumlar tarafından afet öncesi, esnası ve sonrasında yürütülmesi gereken faaliyetler, İlin afet risk ve tehlikeleri de ele alındı.

YORUMLAR
Bir Yorum Yapın