İlahiyat Fakültesinden “Medeniyet Coğrafyamızda Sahabe Etkileri” Konulu Uluslararası Sempozyum

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) İlahiyat Fakültesi ve İslami Araştırmalar Vakfı (İSAV) işbirliğiyle düzenlenen “4. İslam Medeniyetinin Kurucu Nesli Sahabe Sempozyumu” sona erdi. SAÜ İlahiyat Fakültesi Konferans Salonunda 10-11 Ekim tarihlerinde pandemi tedbirlerine uygun olarak gerçekleşen sempozyumda “Medeniyet Coğrafyamızda Sahabe Etkileri” konusu ele alındı. Sakarya Üniversitesi altyapısı kullanılarak 8 farklı ülkeden 17 ayrı noktaya canlı bağlantı ile […]

 İlahiyat Fakültesinden “Medeniyet Coğrafyamızda Sahabe Etkileri” Konulu Uluslararası Sempozyum

13.10.2020 - 17:57

Güncelleme : 13.10.2020 - 17:57

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) İlahiyat Fakültesi ve İslami Araştırmalar Vakfı (İSAV) işbirliğiyle düzenlenen “4. İslam Medeniyetinin Kurucu Nesli Sahabe Sempozyumu” sona erdi.

SAÜ İlahiyat Fakültesi Konferans Salonunda 10-11 Ekim tarihlerinde pandemi tedbirlerine uygun olarak gerçekleşen sempozyumda “Medeniyet Coğrafyamızda Sahabe Etkileri” konusu ele alındı. Sakarya Üniversitesi altyapısı kullanılarak 8 farklı ülkeden 17 ayrı noktaya canlı bağlantı ile gerçekleştirilmesi yönüyle de büyük bir başarıya imza atan sempozyum İlahiyat Fakültesi YouTube kanalı ve sosyal medya hesaplarından canlı olarak yayınlandı.

Sempozyumun açılış konuşmalarını Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Savaşan, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Bostancı, İSAV Mütevelli Heyeti Üyesi Prof. Dr. Bedrettin Çetiner, Sakarya İl Müftü Yardımcısı Paşa Bektaş ve Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Abdullah Aydınlı yaptı. Sempozyuma İSAV Mütevelli Heyeti Üyesi Ahmet Yıldız ve İlahiyat Fakültesinden akademisyenler de katıldı.

“Sahabeyi anlamak aslında yaşayan İslam’ı anlamaktır”

SAÜ Rektörü Prof. Dr. Savaşan konuşmasında sempozyumun süreklilik kazanmasının önemine değinerek, “Bilim adamlarının sunacağı bildirilerin alana katkısı paha biçilmez. Sahabenin vahiyle muhatap olma bakımından öncelikli olmaları, vahyin doğrudan tebliğ edicisiyle birlikte yaşamaları önemli. Sahabe nesli, bir taraftan vahyi hayatlarına adapte ederken diğer taraftan yaptıkları bazı iş ve eylemlerle vahyin inmesine, yeni ayetlerin gelmesine ve Peygamber efendimizin bu vesileyle bir takım açılımlar yapmasına yol açmış. Dolayısıyla sahabeyi anlamak, aslında yaşayan İslam’ı anlamak demektir” dedi.

Son dönemde Türkiye’de ve dünyada bazı kişilerin İslam’ı olumsuz anlamda temsil ettiğini belirten Rektör Savaşan, “İslam’ı daha iyi temsil etmesini beklediğimiz bazı kişiler, yakışıksız bir dil kullanarak maalesef İslam’ı geniş kitlelere kötü temsil etmiş oluyorlar. Usul dediğimizde akla ilk gelenlerden bir tanesi; muhatabına nasıl hitap edeceğini az çok bilip tartmak, hangi konuları hangi sertlikte, yumuşaklıkta tartışmayı bilmek olsa gerek. Bu nedenle bu tür toplantıların önemi çok daha büyük. Kültürel öğelerimize sinmiş, düşünce sistematiğimize sirayet etmiş Anadolu irfanının asıl kurucusu, sempozyumun da konusu olan ‘yaşayan İslam’dır diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

İSAV ile Sakarya Üniversitesinin aynı yılda kurulduğunu ifade ederek, iki kurumun 50’nci kuruluş yıldönümlerinde 4’üncü kez ortaklaşa sahabe sempozyumu düzenlenmiş olmalarının da değerli olduğunun altını çizen Rektör Savaşan, İlahiyat Fakültesinden ve İSAV’dan emeği geçenlere teşekkür etti.

“Sahabenin etkilerini her yerde görüyoruz”

Dekan Prof. Dr. Ahmet Bostancı, sahabe neslinin her yönüyle tanınması ve anlaşılmasının İslam dininin doğru bir şekilde anlaşılması ve hayata aktarılması için önemli unsurlardan birisi olduğuna işaret etti. Bostancı, “Nesillerin en hayırlısı olan sahabe nesli, İslam dininin Hz. Peygamber tarafından yaşayışına bizzat şahit olmuştur ve Allah Resulü’nün öğrencileri konumundadır. Bu müstesna öğrenciler ondan öğrendiklerini sonraki Müslüman nesillere aktarma konusunda önemli bir rol üstlenmişlerdir. Bu misyonu gerçekleştirebilmek için de Allah Resulü’nün hayatında ve vefatından sonra farklı coğrafyalara dağılmışlardır” diye konuştu.

Sahabe neslinin geniş bir coğrafyaya yayıldığını ve gittikleri bölgelerin yaşantılarına, kültürlerine ve düşünce hayatlarına önemli etkilerde bulunduklarını kaydeden Prof. Dr. Bostancı, “Sanat, edebiyat, mimari, çevre bilinci, eğitim, adabı muaşeret gibi pek çok alanda bu neslin etkisini görmek mümkündür. Dolayısıyla sahabeler gittikleri yerlerde yeni nesillere sadece dini bilgi aktarmakla kalmamış, kültür ve medeniyet üstünde pek çok farklı yönde etkileşim oluşmasına sebep olmuşlardır. Bu dördüncü toplantıda sahabe neslinin farklı coğrafyalarda karşılaştıkları toplumlar üzerinde oluşturdukları tesirlerin izleri sürülecektir. Katkı sağlayan herkese teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

“Sahabenin İslam düşünce tarihindeki izlerini görmek istedik”

Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Abdullah Aydınlı da 2012 yılından beri sahabe konulu sempozyumları sürdürdüklerini belirterek, “Sahabe nesli, 15 yüzyıllık süreçte bütün faaliyetlerde izini gördüğümüz, kitaplarımıza, şehirlerimize, isimlerimize, edebiyatımıza yansımış bir nesil. Bu nesli yakın olarak tanımak gerekiyordu. İlk sempozyumumuzun konusu ‘Sahabe Kimliği ve Algısı’ idi. İlk sempozyumdaki bildiriler 600 sayfalık bir kitap haline getirildi. 2015’de ise ‘Rivayet İlimleri’ konusunu ele aldığımız ikinci sempozyumu gerçekleştirdik. Bu sempozyumun bildirileri de 470 sayfalık bir kitap olarak yayımlandı. Üçüncüsünü geniş katılımlı olarak ‘Dirayet İlimleri’ konusunda yapmıştık. Buradaki bildirileri de 717 sayfalık bir kitap halinde okuyuculara sunma imkânı bulmuştuk. Şimdi de ilk üç toplantının test edilmesi anlamına gelecek bir başlıkla huzurunuzdayız. Sahabe neslinin İslam düşünce tarihinde ne gibi izler bıraktığını görmek istedik. Gönderilen çok sayıda bildiri arasından 20’ye yakın bildiri seçildi. Sempozyumun düzenlenmesinde yurtiçinden ve yurtdışından katkı sağlayan tüm hocalarımıza da teşekkür ediyorum” dedi.

“Artık usta yetiştirmeliyiz”

İSAV Mütevelli Heyeti Üyesi Prof. Dr. Bedrettin Çetiner de konuşmasında, “Biz öğretim üyelerine düşen artık amele yetiştirmek değil, usta yetiştirmek olmalı. İlk üç toplantıda sahabeyi, sahabeyi nasıl özlediğimiz konuştuk. Ancak bununla yetinemeyiz. Sahabenin yaşadığı hayatı bugüne, toplumumuza, insanımıza nasıl uyarlayacağız, buna kafa yormamız lazım. Ama hepsinden önemlisi sahabeyi devamlı olarak gündemde tutmamız lazım” ifadelerini kullandı.

İl Müftü Yardımcısı Paşa Bektaş ise sempozyumun hayırlı olmasını dileyerek, “Sahabe-i Kiram’ı gerçek anlamda anlayabildiğimiz zaman yaşantımızın değişeceğine ve ümmet-i Muhammed’in farklı bir noktaya geleceğine inanıyorum” şeklinde konuştu.

“İslam Toplumlarında Sahabenin Yeri” konulu açılış konferansını 29 Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Zekeriya Güler’in verdiği ve “Sahabenin Kültür ve Medeniyete Etkileri”, “Sahabe Coğrafyası, Mimari ve Çevre”, “Sahabe ve Değerler”, “Eğitim ve Zanaat”, “Adab-ı Muaşeret ve Toplumsal Dönüşüm” ve “Sanat ve Edebiyat” başlıklı oturumların yer aldığı sempozyumda iki gün boyunca 20’ye yakın bildiri sunuldu.

Sempozyum, Prof. Dr. Abdullah Aydınlı, Prof. Dr. Ahmet Bostancı ve Prof. Dr. Vejdi Bilgin’in yer aldığı değerlendirme oturumunun ardından sona erdi.

YORUMLAR
Bir Yorum Yapın