AK Parti Sakarya İl Teşkilatından Ayasofya Açıklaması

AK Parti Sakarya İl Başkanlığınca, Ayasofya’nın 86 yıl sonra yeniden cami olarak ibadete açılması kararının ardından Cuma Namazı sonrasında basın açıklaması gerçekleştirerek, şükür duası edildi. Danıştay kararı ile Ayasofya’nın yeniden cami olarak kullanılmasını kutlamak amacıyla AK Parti Sakarya İl Başkanlığı, 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda kılınan Cuma Namazı sonrasında lokma dağıtımı ve şükür duası yapmak için […]

 AK Parti Sakarya İl Teşkilatından Ayasofya Açıklaması

17.07.2020 - 20:28

Güncelleme : 17.07.2020 - 20:28

AK Parti Sakarya İl Başkanlığınca, Ayasofya’nın 86 yıl sonra yeniden cami olarak ibadete açılması kararının ardından Cuma Namazı sonrasında basın açıklaması gerçekleştirerek, şükür duası edildi.

Danıştay kararı ile Ayasofya’nın yeniden cami olarak kullanılmasını kutlamak amacıyla AK Parti Sakarya İl Başkanlığı, 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda kılınan Cuma Namazı sonrasında lokma dağıtımı ve şükür duası yapmak için bir araya geldi. Gerçekleşen buluşmaya, AK Parti Sakarya İl Başkanı Yunus Tever, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Necdet Tömekçe, İlçe Başkanları, Belediye Başkanları, AK Parti İl Yöneticileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. İl Başkanı Tever, Ayasofya’nın yeniden cami statüsüne kavuşmasından büyük bir sevinç duyduğunu dile getirdi. Bu kapsamda Cuma Namazı sonrasında vatandaşlara tatlı ikram edilip ve şükür duası yaptıklarını belirten Tever, Ayasofya Camii kubbesi altında namazlarda buluşacak olmanın sevinciyle birlikte, şükür duasında bulunmak için bir araya geldiklerini belirtti.

Ayasofya’nın tekrardan cami olmasının sevincini yaşadığını ve şükür duası için bir araya geldiklerini belirten AK Parti Sakarya İl Başkanı Yunus Tever, “İstanbul, 21 yaşında Cennet Mekân Fatih Sultan Mehmet Han tarafından büyük riskler alınarak, 53 gün boyunca tüm zorluklara direnerek, binlerce şehit verilerek fethedildi. 29 Mayıs 1453 tarihinde uzun bir kuşatmanın ardından İstanbul’u fethederek şehre giren Fatih Sultan Mehmet Han, doğrudan Ayasofya’ya yönelir.

İstanbul’un Fatihi, fetih sembolü olarak sancağını Ayasofya’nın ortasındaki mihrabın bulunduğu yere diker, kubbeye doğru bir ok fırlatır, ilk ezanı da burada kendisi okur. Böylece, İstanbul’un fethi tescillemiş olur. Ardından, mabedin uygun bir köşesinde şükür secdesi yaparak, iki rekât namaz kılar. İşte fethin ve milletimizin bu coğrafyadaki hâkimiyetinin sembolü Ayasofya, 86 yıl sonra yeniden Fatih Sultan Mehmet Han’ın vakfiyesinde belirttiği şekilde cami olarak hizmet vermeye başlıyor. Elhamdülillah!

Fatih Sultan Mehmet Hanın emaneti Ayasofya’nın aslına rücu etmesi, bizim ecdadımıza olan asırlık borcumuzdur. Gençliğimizde ‘Zincirler Kırılsın, Ayasofya Açılsın’ sloganları attığımız dönemlerden bugüne kadar hep bizlere ‘hayal kuruyorsunuz’ derlerdi. Allah’a hamdolsun ki gerçekleşti.

1934 yılında müzeye dönüştürülen ve o tarihten bu yana Müslümanlar tarafından tekrar cami olacağı gün hasretle beklenen Ayasofya’nın yeniden Cami statüsüne kavuşması tüm yurtta olduğu gibi Sakarya’mızda da sevinçle karşılandı.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Cuma akşamı yaptığı ve tüylerimizi diken diken eden ulusa sesleniş konuşmasında da belirtiği gibi;

Ayasofya’nın Dirilişi; Mescidi Aksa’nın özgürlüğe kavuşmasının habercisidir.

Ayasofya’nın Dirilişi; dünyanın dört bir yanındaki Müslümanların fetret devrinden çıkış iradesinin ayak sesleridir.

Ayasofya’nın Dirilişi; sadece Müslümanların değil, onlarla beraber tüm mazlumların, mağdurların tüm ezilmişlerin, sömürülmüşlerin umut ateşinin yeniden alevlenişidir.

İşte tüm bu nedenlerden dolayı Ayasofya sadece Ayasofya’dan ibaret değildir. Bizler için anlamı çok daha derin ve manidardır.

Hiç kuşku yok ki bu hadise, Türkiye tarihinin; en şanlı hadiselerinin başında gelecektir. Danıştay, 1934 yılında alınan Bakanlar Kurulu kararını iptal ederek Ayasofya’nın özüne dönmesinin yolunu açmış ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın kararı ile bu durum belgelenmiştir.

Şu durum iyi bilinmelidir ki, bu karara karşı verilen her türlü tepki ve yaptırım Türkiye’nin egemenlik haklarının ihlali demektir.

Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki Türkiye, sahip olduğu tüm hakları, milletimizin duygu ve talepleri doğrultusunda sonuna kadar kullanma kararlılığını sürdürecektir. Hakkını kullanmaktan çekinmeyen, tam bağımsız ve büyük Türkiye yolunda Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte aynı yolu yürümekten dolayı onur ve gurur duyuyor, bu alınan veciz karardan dolayı da şahsım ve teşkilatım adına Sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımızı sunuyoruz.

Bugün burada, 24 Temmuz’da Ayasofya Camii kubbesi altında namazlarda buluşacak olmanın sevinciyle birlikte, şükür duasında bulunmak için toplanmış bulunuyoruz. Sevincimizi tarif etmeye kelimeler yetmez. Çünkü Ayasofya’nın Camii olarak hizmete açılması egemen ve güçlü Türkiye’nin haykırışıdır.

Nizam verilen değil, nizam veren güçlü bir ülke muştusuyla; bu kararın ülkemize, milletimize ve tüm İslam âlemine hayırlar getirmesini temenni ediyoruz. 24 Temmuz’dan itibaren Ayasofya Camii’nde artık namazlarımızı eda edebileceğiz. İçine ancak bilet alarak girebildiğimiz ecdat mirasına inşallah artık sadece abdest alarak gireceğiz.

Tüm camilerimiz gibi Ayasofya’nın kapıları da yerli ve yabancı, müslim ve gayrimüslim herkese sonuna kadar açık olacaktır. Bu kucaklayıcı tavır ve davranış, aynı Ayasofya Camii gibi ecdadımızın bize bıraktığı tarihi bir mirastır.

Rabbimizden niyazımız şudur; ibadete açılan Ayasofya Camii bizlere yeni bir nefes olsun! Allah ümmetimize, milletimize ve devletimize zeval vermesin. Bu tarihi günleri bizlere yaşatan Rabbimize sonsuz hamd-ü senalar olsun.

Bugün buraya gelerek programımıza katılan; İlçe Başkanlarımıza, Belediye Başkanlarımıza, Parti Yöneticilerimize, Kıymetli Basın Mensuplarımıza ve tüm hemşerilerimize gönülden teşekkür ediyorum” ifadelerine değindi.

YORUMLAR
Bir Yorum Yapın