Malazgirt’te kutlandı,30 Ağustos’ta…

Sakarya Halk Gazetesi Köşe yazarı Mehmet TAŞTAN’ın bu hafta köşesinde yayımlanan yazısı.. ZAFER SEVİNÇLERİ! Geçmişte bizim, bugünde… İlgili Haber Aktif hasta sayımız artmaya devam ediyor. Zaferlerimizin sevinçlerini yaşayamaz olduk… Milli ve yerli ne üretsek hep birlikte sevinemiyoruz! Ecdadımıza olan kinimizden bir türlü kurtulamıyoruz… Geçmişimizi bilmez isek, gelecek için hayaller kuramayız!.. Biz nesillerimize yıllarca ecdadımızı kötüledik… […]

 Malazgirt’te kutlandı,30 Ağustos’ta…

01.09.2020 - 11:30

Güncelleme : 01.09.2020 - 11:32

Sakarya Halk Gazetesi Köşe yazarı Mehmet TAŞTAN’ın bu hafta köşesinde yayımlanan yazısı..

ZAFER SEVİNÇLERİ!

Geçmişte bizim, bugünde…

Zaferlerimizin sevinçlerini yaşayamaz olduk…

Milli ve yerli ne üretsek hep birlikte sevinemiyoruz!

Ecdadımıza olan kinimizden bir türlü kurtulamıyoruz…

Geçmişimizi bilmez isek, gelecek için hayaller kuramayız!..

Biz nesillerimize yıllarca ecdadımızı kötüledik…

Yıllar boyu mekteplerde Cennet mekân Sultan Abdülhamid han,

Bana ‘Kızıl Sultan’ diye, anlatıldı.

O koca bir tarihi silip, yok eden kimlerdi?

Maalesef ayrışmayı, ayrıştırmayı seviyoruz…

Selçuklu ’da bizim, Osmanlı da bizim, Cumhuriyet’te bizim…

Sosyal medya da Malazgirt zaferi ile ilgili paylaşımlar dönmeye başlayınca, Anadolu’da âşıkların atışması gibi hemen 30 Ağustos paylaşımları ile karşılık veriliyor…

Az sabırlı olun, biraz bekleyin o gün gelince o zaferi de kutlayalım…

Neticede Malazgirt’te kutlandı,30 Ağustos’ta…

Bu ayrışmayı yapmaya ne gerek var…

Cumhurbaşkanı Erdoğan ifade ettiler ;’Anadolu’nun kapılarını açan Malazgirt’e nasıl sahip çıkıyorsak, bu toprakları ebedi vatanımız kılan Büyük Zafer’e (30 Ağustos) de aynı samimiyetle aynı heyecanla sahip çıkıyoruz. Malazgirt ne kadar bizimse İstanbul’un fethi ne kadar bizimse Çanakkale de aynı şekilde bizimdir, Dumlupınar da Sakarya da bizimdir.’…

Hadise budur…

Söylemek istediğim şu ki,

‘Zulüm 1453’te başladı’ diyenler,30 Ağustos’a sahip çıkmasınlar!

Biz Anadolu’da yaşanan her zaferin sevincini yaşayarak, bu millete nice zaferler yaşatmanın azmi içindeyiz…

Bunu da böyle bilin…

YENİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI

2020-2021 Eğitim ve Öğretim Yılı 31 Ağustos tarihinde uzaktan eğitim ile başladı. Uzaktan eğitim modeli ile açılan okullar 21 Eylül tarihine kadar bu sistem ile devam edecek.21 Eylül’den sonra ise normal eğitim sürecine geçilecek.

Bu vesile ile yeni Eğitim ve Öğretim yılının tüm eğitim camiamıza hayırlı olmasını diliyorum.

Bizim de mezunu olduğumuz Arifiye Öğretmen Lisesi mezunlarımızdan, Eğitimci Arifiye Mezunu Günay Çatalbaş Hocanın geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımı bizi de duygulandırdı.

 Çatalbaş Hocanın Pandemi sürecinde yaşadıklarını ve öğrencilerine olan özlemini anlatan o paylaşımını yeni öğretim dönemi için sizinle paylaşmak istedim.

‘Merhabalar meslek hayatımın 35.yılını çalışıyorum. Bu süreç içinde çok farklı okullarda farklı şehirlerde farklı çocuklarla çalıştım. Çalıştığın her okulda ve kurumda öğrencilerimle aramda özel bağlar oluştu. 1990’lı yıllarda okuttuğum öğrencimin çocuklarının üniversite sonuçlarını dahi takip etmekteyim.

35 yıllık süreç içinde hastalıklar hariç okuldan ayrı kaldığım hiç olmadığı gibi rapor hiç kullanmadım. Belki birkaç gün o da çok hasta olduğumda.

Gelinen bu süreçte meslek hayatımın en uzun süreli öğrencilerden ayrılma dönemini yaşıyorum.

1999 depreminde bile bu kadar uzun süreli çocuklarımdan ayrı kalmadım.

Bu ayrılık beni bayağı etkiledi çocuklarımı çok özledim. Onlara sarılmak onlarla koşmak onlarla oynamak onlarla sevinmek onlarla üzülmek meslek hayatımın bir parçası iken şimdilerde ekran üzerinde onlarla beraber olmak beni son derece üzmekte. Temennim odur ki en kısa zamanda onlarla birlikte olmak,birlikte koşmak, birlikte düşünmek ,birlikte şarkı söylemek ,öykü okumak bir şeyler yapıştırmak, bir şeyler kesmek ,yeri geldiğimde saçlarını toplamak yeri geldiğinde terini silmek kısacası, en kısa zamanda onlarla birlikte olmak bugünlerde ki en büyük arzum.

İnşallah bu günler en kısa zamanda biter ve çocuklarımızla öğrencilerimizle birlikte oluruz.’

RAKAMLARIN SIRLARI

‘’Rakamların Sırları’’ Emekli Binbaşı (Şair, Yazar ve Kişisel Gelişim Uzmanı) Asım YEKELER’den…

Gittiği her yerde anlattığı bu sırları Kuzuluk ziyaretinde bizimle de paylaştı.

Okumaya değer…

Şayet dokuz  (9) canlı olsaydın,

En fazla (8) defa kaçabilirdin Azrail’den…

Yedi  (7) düvele sultan olsan da,

Yerin altı (6) mekân olacak sana…

En fazla beş (5) metre kefen götüreceksin bu dünyadan,

Kapatacaksın dört (4) açsan da gözlerini,  

Bu dünya üç (3) günlük dünya…

Azrail geldiğinde iki (2) kat eğilsen de nafile,

Elbet bir (1) gün ölecek toprak olacaksın

İşte o gün her şey sıfırdan (0) başlayacak…

Kaynak ve Yazının tamamı
http://www.sakaryahalk.com/m-zafer-sevincleri-4838.html

YORUMLAR
Bir Yorum Yapın