Milli İrade SİVİL Toplum Kuruluşlarından Azerbaycan İçin Basın Açıklaması

Milli İrade SİVİL Toplum Kuruluşlarından Azerbaycan İçin Basın Açıklaması yayınladı. Yapılan o açıklama; ”Dağlık Karabağ̆ Sorunu 1988’de bölgedeki Ermenilerin Ermenistan’a bağlanmak için referandum düzenlemesi ile SSCB döneminde gündeme gelmiş, 1991 yılındaki bağımsızlık ilanı ve ardından 1992’de Rus askerlerinin bölgeden çekilmesiyle, Azerbaycan ve Ermenistan arasında savaşa dönüşerek başlamıştır. Uluslararası platformlara taşınmasına rağmen yaklaşık 28 yıldır Ermenistan’ın […]

 Milli İrade SİVİL Toplum Kuruluşlarından Azerbaycan İçin Basın Açıklaması

05.10.2020 - 13:52

Güncelleme : 05.10.2020 - 13:52

Milli İrade SİVİL Toplum Kuruluşlarından Azerbaycan İçin Basın Açıklaması yayınladı.

Yapılan o açıklama;

”Dağlık Karabağ̆ Sorunu 1988’de bölgedeki Ermenilerin Ermenistan’a bağlanmak için referandum düzenlemesi ile SSCB döneminde gündeme gelmiş, 1991 yılındaki bağımsızlık ilanı ve ardından 1992’de Rus askerlerinin bölgeden çekilmesiyle, Azerbaycan ve Ermenistan arasında savaşa dönüşerek başlamıştır. Uluslararası platformlara taşınmasına rağmen yaklaşık 28 yıldır Ermenistan’ın işgal ettiği topraklar ve yerlerinden edilmiş kişilerin durumu konularında hiçbir çözüm üretilmemiştir.

Dağlık Karabağ Bölgesi, 1555 tarihinde Osmanlı, 1735 tarihinde İran ve 1828 tarihinde ise çarlık Rusya’ya bağlanmış stratejik tarihi olan bir bölgedir.  Rusya’nın dağlık Karabağ’a hakim olmasının ardından, Kafkaslarda Hıristiyan bir tampon bölge yaratmak amacıyla Ermenileri bölgeye göç̧ ettirme politikası izlenmiştir. Bölgede azınlık bir nüfusa sahip Ermenilerin sayısı 1828’den sonra izlenen Rus politikalarıyla hızla artmıştır. Bölgede 1830 tarihinde %30’larda olan Ermeni Nüfusu 1990’da %80 olmuştur.

1923 yılında bölge, Stalin tarafından Sovyet Azerbaycan’ına bağlanmış SSCB’nin son dönemine kadar hem hukuken hem de fiilen bu statüsünü korumuştur. 1988 yılında Karabağ’daki Ermenilerin Ermenistan’a bağlanma hareketini başlatmaları ile işgal girişimleri fiilen başlamıştır. SSCB’nin dağılmasından sonra Ermenilerin 28 Aralık 1991’de referanduma giderek tek taraflı bağımsızlık ilan etmeleri ile bölgede çatışma ve işgaller başlamış, çok sayıda Azerbaycan Türkü katledilmiştir. Çatışmalar 1992’de devletlerarası savaşa dönüşmüş, Ermenistan işgal politikalarını devam ettirmiş, Ermeniler 26 Şubat 1992’de Hocalı Soykırımı’nın altına imzasını atmıştır. Karabağ’da yaklaşık 30 bin kişi hayatını kaybetmiş, yaklaşık bir milyon kişi mülteci durumuna düşmüştür.  Azerbaycan topraklarının %14’ü Ermenistan ve destekçileri tarafından işgal edilmiştir. Neredeyse tüm Azeri nüfus savaş sırasında bölgeden ayrılmış ya da sürülmüştür.  Dağlık Karabağ’da yerlerinden edilmiş, 610 bin mülteci halen geçici yerlerde ikamet etmektedir.

Ermenistan ateşkese hiçbir zaman uymayarak ara ara Azerbaycan sınırlarını ihlal ederek Azerbaycan askerlerini ve sınıra yakın bölgelerdeki Azerbaycan halkını şehit etmiştir. Dağlık Karabağ bölgesinin stratejik konumu, bölgenin doğu-batı enerji koridoru üzerinde bulunması bölgedeki savaşın günümüze kadar sürmesine sebep olmuş uluslararası güçlerin bölgeye nüfuz etme politikalarına alet edilmiştir.

27 Eylül 2020 Pazar günü sabah saatlerinde Ermenistan’ın başlattığı geniş çaplı saldırılar sonucunda aynı aileden 2’si çocuk 5 kişi şehit olmuştur. Ermenistan ordusu, sivillerin yaşadığı birçok köy ve kenti bombalayarak adeta bir sivil katliamına imza atmıştır. Kardeş ülke Azerbaycan ise aksine sivillerin yaşadığı köyleri ve kentleri bütün gücü ve imkanlarıyla korumaktadır. Bu olaylar doğrudan Azerbaycan’a yönelik bilinçli bir taarruz olduğunu göstermektedir. Ermenistan’ın alçakça saldırganlığı karşısında gerekli ve yeterli bir tepki ortaya koyamayan uluslararası toplum ve kuruluşlar, bir kez daha çifte standardını göstermiştir. ABD, Rusya ve Fransa’dan oluşan Minsk 3’lüsü, yaklaşık 30 yıldır Azerbaycan Türkü, Müslümanların katledilmesine göz yummak, dolaylı yoldan da çeşitli lojistik ve mühimmat desteklerinde bulunmak suretiyle adeta bölgede çözümsüzlüğü desteklemektedir. Ermenistan’ın işgal altında tuttuğu Azerbaycan topraklarından derhal çekilmesi sorunun çözümündeki tek çıkar yol olarak durmaktadır.

Azerbaycan Türkleri Ermenistan’ın tecavüzcü siyasetine boyun eğmeyecektir ve gereken yapılmaktadır! Ermenistan’ın hadsizliği ve yıllardır yapılan zulümleri kınıyor, Azerbaycanlı kardeşlerimizin zor zamanlarda yanlarında olduğumuzu belirtmek istiyoruz. Şehit olan kardeşlerimize Allah’tan rahmet, cephede gazada olan kardeşlerimize de gazaları mübarek olsun diyoruz.

Azerbaycan Devleti’nin, Ülkemizin de desteği ile işgal edilen toprakların kurtarılması ve bölgede barışın sağlanması adına gerçekleştirdiği operasyonlarını Sakarya Milli İrade Platformu olarak desteklediğimizi kamuoyuna bildirmek istiyoruz.  Karabağ Azerbaycan’dır, Azerbaycan Türkiye’dir.”

YORUMLAR
Bir Yorum Yapın