İlçemizin değerlerinden Eğitimci-Yazar Yılmaz Çiğdem sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında Arifiye İlçemizde uzun yıllar kahvehane işleten Kamil Dayı ile ilgili hatıraları yazdı.

Yılmaz Çiğdem’in Kamil Dayı hatıraları…
Çankırı’dan babamın Arifiye TCDD’de işe girmesi ve abimin ortaokula gidebilmesi için 1974’de Arifiye Kartal sokaktaki eve kiracı olarak taşınmıştık. Yıkılan ortaokulun karşısında olan sokağın başında şimdi Tahtacı Şaban’ın un yem sattığı yerde bir kahvehane vardı…

1976/77 olsa gerek babamın derme çatma çaktığı tahta sandığımla ayakkabı boyamaya başlamıştım kahvenin önünde, arkamı elektrik direğine vererek. O zamanlarda ayakkabı boyacıları gezerek müşteri arardı. Ben oradan ayrılmazdım. Müşteri olmadığı zaman ellerimi yıkar kahvede garsonluk yapan abime yardım ederdim. Bunun karşılığında da başka boyacıyı kahveye giremezdi…
Kahve Bursa İnegöl Gürcüler’ inden diye hatırladığım Kamil Dayı’nındı. Bina Tahtacı Osman Amcanındı. Daha önce şimdi Hicret Fırının oradaydı derler ama ben hatırlamıyorum. Kamil Dayının daha önce çok farklı işler yaptığını söylerlerdi. Arada kızları torunları gelirdi önceki evliliğinde ama ben en çok Almanya’da yaşayan arabesk sanatçısı oğlu Aydın Bayın’ı hatırlarım. Kaseti çıkmıştı. FM yayınları o zamanda yasaktı bazen polis radyosunda çıkardı…
Zayıf elmacık kemikleri gözüken ve sürekli sigara içen biriydi. Sigaradan gırtlak kanseri oldu ve gırtlağını ameliyat ile aldılar. Ameliyata giderken şeker kartonuna “ kahve vb oğlum Halil’indir ve yengesini de mağdur etmeyeceğine eminim, vasiyetimdir “ diye yazmıştı. Halil Abime çok güvenirdi. 15 gün sonra ameliyattan gelmişti. Artık gırtlağı yoktu. Oradan gümüş boruyla akciğere yol yapılmıştı. Önce direndi sigaraya ama kısa süre sonra gümüş borudan tekrar içmeye başlamıştı…
Konuşamayınca karşıdaki de el kol hareketi yapardı o zaman Kamil Dayı çok sinirlenirdi. Yine kesme şeker kutusuna “ ben sağır değilim sadece konuşamıyorum “ diye yazıp muhatabına gösterirdi. Oğlu Almanya’dan şarjlı gırtlaktan konuşmaya yarayan mikrofon benzeri cihazı getirince çok mutlu olmuştu. Birinci sigarasını çay ocağında kurutur, içinden biraz tütün çıkarırdı duman daha bol ve kolay gelsin diye. Akşam müşteri azalınca kabuklu fıstık koyardı yine çay ocağının üstüne, nemi giden fıstık çok lezzetli olurdu ve sadık müşterilerle beraber yerdik…
Her evde televizyon olmadığı için özellikle haberler zamanında çok kalabalık olurdu kahve. Kahvemiz aslında büyük çay ocağıydı. O zamanlarda kahvelerde bira serbestti ama bizde bira ve kağıt oyunları olmazdı. Cami cemaati sağcılar müşterimizdi. Selametçilerin kahvesi ise az ileride şimdi Nizam’ın kahvesi dediğimiz yerdeydi. “ Kahvecinin enayisi müşteriye çay ısmarlayanıdır “ derdi ama yine de ısmarlardı. Askerden polisten bekçiden para aldırmazdı. Öğretmen lisesinden çok öğrenciye yardımcı olurdu. Çok kişiye borç verirdi alamadığı az değildi…
Çay limonata ayran serbestti ama kârı az diye gazoz içmemizi istemezdi. Bazen Kastamonulardan börek, köfteci Sabri’den köfte söylerdi. Çok iyi para verirdi ama izin hiç olmazdı. Okullar açılınca benim için tatil başlardı. Abim ayrılınca ben garsonluğa devam ettim. Bir gün ocakçı habersiz gidince bana sen bak dedi ama elim çaydanlığa erişemiyordu. Tahtadan basamak yaptı ve ben 11 yaşımda ocakçı olmuştum 1980 olsa gerek. 12 Eylül darbesine sevinmiştim sokağa çıkma yasağı olunca tatil yapmıştım üç gün. Cuma günü olan darbede Kamil Dayı cumayı evde kıldım demişti. Hâlâ evde nasıl cuma kıldı merak ederim…
Bir gün fark ettim ki şekerleri sayıp yaklaşık parayı hesaplıyordu. Bana güvenmiyorsun diye ağladım ve bir daha saymadı Rahmetli. Babam il dışında çalıştığı zaman ortaokulda velim olmuştu. Karnemi alınca gösterirdim harçlık verirdi. Yılmazerler ’den Bibi Zahide ile evlenmişti ben tanıdığımda. Zahide Halanın bacakları tutmazdı, yerde emekleyerek iş yapardı Rahmetli. ayran limonatayı eve gider ondan alırdım kapaklı şişelerde. Beraber doldurur muhabbet ederdik…
Emekli olunca şimdi Şaban 2 dediğimiz Karadağ çay ocağında işletti bir zaman, sonra yanında çalışan Şaban devretti orayı. Allah razı olsun çok kişiye iyiliği dokunan çok gün görmüş bir büyüğümüzdü. Biz ondan razıyız o da bizde razıdır inşallah. Bayramda mezarını buldum ve Fatiha’mızı okuduk. Ölümleri de peş peşe oldu Rahmetlilerin…

Arifiye Belediyesi Haziran Ayı Olağan Meclis Toplantısı gerçekleşti
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz