BAYRAMIN ARDINDAN

Sakarya Halk Gazetesi Köşe Yazarı Mehmet TAŞTAN’ın bu hafta köşesinde yayımlanan yazısı.. BAYRAMIN ARDINDAN Bir Kurban Bayramını daha geride bıraktık. Tüm okuyucularımın geçmiş Kurban Bayramını tebrik ediyorum. İlgili Haber ‘Ağır hasta sayısında artış hızı azalma eğiliminde’ Pandemi süreci sebebi ile sarılıp, kucaklaşamayarak, ziyaretlerimizi azaltarak geçirdiğimiz bayram günlerinde eski bayramların tadına varamasak ta, yine de Kurbanlarımızı […]

 BAYRAMIN ARDINDAN

04.08.2020 - 12:46

Güncelleme : 05.08.2020 - 22:29

Sakarya Halk Gazetesi Köşe Yazarı Mehmet TAŞTAN’ın bu hafta köşesinde yayımlanan yazısı..

BAYRAMIN ARDINDAN

Bir Kurban Bayramını daha geride bıraktık. Tüm okuyucularımın geçmiş Kurban Bayramını tebrik ediyorum.

Pandemi süreci sebebi ile sarılıp, kucaklaşamayarak, ziyaretlerimizi azaltarak geçirdiğimiz bayram günlerinde eski bayramların tadına varamasak ta, yine de Kurbanlarımızı keserek bayramın manevi huzurunu hep birlikte yaşadık. 

Akyazı ve Adapazarı ilçelerimizde İlçe Müftülüğü yapan ve sonrasında Sakarya İl Müftü yardımcılığına atanarak ilimizde uzun yıllar görev yapan ve daha sonra bir müddet daha farklı yerlerde müftülük görevine devam ederek Emekliye ayrılan Sait Emin ARVAS Hoca’nın ‘Huzur İçin Yaşam Öğütleri’ başlıklı bir paylaşımı bayramın son günü bize kadar ulaştı.

Bayramın ardından Emekli Müftü Sait Emin ARVAS Hoca’nın bu ilaç gibi tavsiyelerini okumak iyi olacak;

Evimizde üç şeye çeki düzen vereceğiz:

 Televizyona, internete, telefona…

Evimizde üç şeyi yasaklayacağız:

Gıybet, tartışma, küskünlük.

Evimizde üç şeye devam edeceğiz:

Cemaatle namaza, Kur’an tilavetine, haftalık sohbete.

Evimizde üç şeyi çoğaltacağız:

Dua, istiğfar, zikir.

Evimizde üç şeyi azaltacağız:

Çok yemeyi, çok uyumayı, çok konuşmayı.

Evimizde üç huyu terk edeceğiz:

Eleştiriyi, kınamayı, iğnelemeyi.

Evimizde üç huyu kazanacağız:

Yumuşak huyluluk, kolaylaştırıcılık, bağışlayıcılık.

Evimizde üç şeyi ihmal etmeyeceğiz:

Helalleşmeyi, özür dilemeyi, teşekkür etmeyi.

Evimizde üç bağlantıyı kesmeyeceğiz:

Akrabalarla, komşularla, gariplerle.

Evimize üç şeyi sokmayacağız:

Faizi, haksız kazancı, haram katkılı gıda maddelerini.

Evimize üç duanın girmesine gayret edeceğiz:

Ana-babalarımızın duası, gariplerin duası, Salihlerin duası.

Evimizde üç şeyi teşvik edeceğiz:

Sabrı, şükrü, kanaati…

Hocamızın dediği gibi önce evlerimizi düzeltmeye başlayacağız…

Evlerimiz huzur ve nurla dolsun inşallah…

İnşallah bu öğütleri göz ardı etmeden uygularız…

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ!

Konu derin…

İçeriğine de fazla girmek istemiyorum.

TÜGVA’nın yaptığı “İstanbul Sözleşmesi’ni tek cümleyle özetlemek gerekirse: Bir taraftan kadına karşı şiddetin engellenmesi istenirken, diğer taraftan kadın ve erkek dışındaki cinsel yönelimlere atıfta bulunulmuş oluyor.” açıklaması çok açık ve net…

Sözleşme Avrupa Konseyi tarafından da desteklenmekte!

Avrupa bu konuyu destekliyorsa mutlaka bir sıkıntılı durum vardır.

Birçok üstadımız bu sözleşmenin yanlış olduğuna dair gerekli uyarılarda defalarca bulundular.

Hükümet kanadında da bu konuda sıkıntıların olduğu aşikâr.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın da kurmaylarına, “Çalışıp, gözden geçirin. Halk istiyorsa kaldırın. Halkın talebi kaldırılması yönündeyse, buna göre bir karar verilsin. Halk ne derse o olur” talimatı verdiğiyazıldı.

Milletin hayrına olan hiçbir şeyi desteklemeyenlerin böyle bir sözleşmeyi desteklediklerini görünce, bu sözleşmenin milletin hayrına olmadığını görmem ve anlamam için bana yetiyor.

Ama KADEM gibi bir kuruluşun yapılan eleştirileri dikkate almayıp ısrarla bu sözleşmenin ardında durmasını,savunmasını ise anlamakta ve idrak etmekte hakikaten zorlanıyorum…

KADEM yöneticilerine söyleyeceğim tek söz var;

Bilin ki bu sözleşmenin savunması ile ilgili yaptığınız her açıklama, her söz ve verdiğiniz her beyanat bu davaya gönül vermiş binlerce insanın yüreğinde yara açıyor.

Kadına şiddeti önleme adına uydurulan kılıf bir sözleşme ile milletimize ve milletimizin aile yapısında ki değerlerine verdiğiniz zararın altından asla kalkamayacaksınız…

Milletimize yazık ediyorsunuz…

Konuyu Fârisî bir beyt tercümesi ile tamamlayalım, anlamak isteyenlere:

 ‘’Az söyledim, dikkat ettim kalbini kırmamaya,

Bilirim üzülürsün; yoksa sözüm çoktur sana.’’

RAMAZAN AYVALLI HOCAMIZ KUZULUK’TA

Prof. Dr. Ramazan Ayvallı hocamızın her sene geleneksel hale getirdiği ‘Kuzuluk Sohbetleri ’ni biz hasretle bekliyoruz…

Yaşanan pandemi sürecinden dolayı, bu sene gerçekleşip, gerçekleşmemesi ile ilgili endişeli bekleyişimiz sürerken Ramazan hocamız Kuzuluk’a gelerek sohbetlerine başladı.  

Kuzuluk’ta bulunan İhlas Camii ve Mescidinde Ağustos ayı boyunca yapacağı sohbet programlarında alınan pandemi tedbirleri ile vatandaşlarımızla birlikte olacak…

 Kuzuluk’un hizmete girdiği 1996 yılından beri bu sohbet programları devam ediyor…

Ramazan hocamı z bitmeyen enerjisi ve hoşsohbeti ile gece gündüz demeden, üzerinde ki ilim emanetini insanlarımıza aktarıyor…

Bu zamanda Ehl-i Sünnet itikadını gerçek manada anlatan ilim ehli bulmak çok zor…

Allah-ü teâlâ Ramazan Ayvallı hocamız gibi ilim ehlinin sayılarını artırsın…

Kaynak ve Yazının tamamı

http://www.sakaryahalk.com/m-bayramin-ardindan-4791.html

YORUMLAR
Bir Yorum Yapın