Eğitim-Bir-Sen’den Okulları Güvenle Açmak Raporu

Memur-Sen İl Temsilcisi  ve Eğitim-Bir-Sen Sakarya Şube Başkanı  Murat Mengen, öğrenme kayıplarının tespit edilerek, öğrencilerin bilgi ve beceri durumlarına uygun telafi eğitimi programının uygulanması gerektiğini söyledi. Öğrencilerin önemli bir kısmının canlı derslere katılmadığı dikkate alındığında, öğrenme kayıplarının hem okullara göre hem de aynı okul içinde farklılaştığına dikkat çeken Mengen, “Bazı öğrencilerin hiç, bazı öğrencilerin oldukça […]

 Eğitim-Bir-Sen’den Okulları Güvenle Açmak Raporu

01.10.2020 - 11:24

Güncelleme : 01.10.2020 - 11:24

Memur-Sen İl Temsilcisi  ve Eğitim-Bir-Sen Sakarya Şube Başkanı  Murat Mengen, öğrenme kayıplarının tespit edilerek, öğrencilerin bilgi ve beceri durumlarına uygun telafi eğitimi programının uygulanması gerektiğini söyledi.

Öğrencilerin önemli bir kısmının canlı derslere katılmadığı dikkate alındığında, öğrenme kayıplarının hem okullara göre hem de aynı okul içinde farklılaştığına dikkat çeken Mengen, “Bazı öğrencilerin hiç, bazı öğrencilerin oldukça az uzaktan derslere katıldığı dikkate alınarak öncelikli olarak öğrencilerin bilgi ve beceri düzeyi tespit edilmeli, öğrencilerin bilgi ve beceri düzeyine uygun olarak telafi eğitimi programı hazırlanmalı, öğrenci seviyesini dikkate alan okul bazlı telafi eğitim programları hayata geçirilmelidir” dedi.

Murat Mengen, Eğitim-Bir-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezi (EBSAM) tarafından hazırlanan“Pandemi Sürecinde Okulları Güvenle Açmak: Öğretmen ve Veli Araştırması” raporunu kamuoyuyla paylaştı. Bu rapor hakkında konuşan Mengen, sadece Türkiye’nin değil, bütün dünyanın sıkıntılı ve çetin bir süreçten geçtiğini ifade ederek, şöyle devam etti: “Koronavirüsün (Kovid-19) hızlı bir şeklide yayılarak salgına dönüşmesiyle birlikte neredeyse bütün ülkelerde yüz yüze eğitime ara verilerek okullar kapatılmış, eğitim sürecinin devam edebilmesi, öğrencilerin eğitimden geri kalmaması için online/uzaktan eğitime geçilmiştir. Birçok ülke gibi Türkiye de mevcut teknolojik imkânlarına, öğretmenlerin teknolojiyi kullanma becerilerine ve öğrencilerin internete erişim düzeyine bağlı olarak uzaktan eğitime başlamıştır. Bu süreçte öğretmenlerin ve öğrencilerin etkileşim hâlinde olmalarına ve birlikte çalışabilmelerine imkân sunan çeşitli e-öğrenme platformları, televizyon programları veya sosyal medya platformları aracılığıyla uzaktan eğitime devam edilmiştir.”

 Amacımız, temel sorun alanlarına işaret etmek, okulların daha güvenli bir şekilde açılmasını sağlama noktasında çözüm önerileri sunmaktır

Türkiye’de 16 Mart’tan itibaren okulların kapanmış olması ve uzaktan/online eğitime devam edilmiş olmasının, bu sürecin incelenmesini zorunlu kıldığını kaydeden Mengen, “Özellikle Mart ayı sonrası eğitimin nasıl gerçekleştirildiği, öğretmen ve öğrencilerin uzaktan eğitime katılma düzeyinin tespit edilmesi konusu oldukça önemlidir. Salgında online/uzaktan eğitimde eğitimin niteliği, içeriği, nasıl yürütüldüğü ve öğretmen ile öğrencilerin iletişimi gibi hususlar tartışmalara konu olsa da sonrasında bu konulara yeterli derecede dikkat çekilmedi. Salgın sürecinde öğrencilerin eğitimine yönelik endişelerin Türkiye’de ne kadar tartışıldığına ve Millî Eğitim Bakanlığı’nın bu konuda ne kadar etkin politikalar geliştirdiğine bakıldığı zaman maalesef, bu konuda yeterli araştırmaların yapılmadığı ve yeterince etkin politikaların geliştirilemediği görülmektedir. Temel amacımız, devam eden bu süreçle birlikte eğitimdeki aksaklıklara ve temel sorun alanlarına işaret ederek salgın sürecinde okulların daha güvenli bir şekilde açılmasını sağlama noktasında çözüm önerileri sunmaktır” şeklinde konuştu.

Araştırmaya Türkiye genelinde toplam 9 bin 64 öğretmen ve 20 bin 52 veli katıldığı belirtildi.

YORUMLAR
Bir Yorum Yapın