HÜZÜNLÜ MART!..

Sakarya Halk Gazetesi Köşe Yazarı mehmet TAŞTAN’ın bu hafta köşesinde yayımlanan yazısı… HÜZÜNLÜ MART!.. Mart ayının ilk haftasında  milletçe acı haberi aldık… İlgili Haber BAPUN AİLESİNİN ACI GÜNÜ!.. Yine bir helikopter kazası ve 11 şehid… Bingöl’den Tatvan’a gitmek üzere havalanan askeri helikopterimizin kaza kırıma uğraması ile 11 askerimiz şehid oldu ve geride gözü yaşlı aileleri […]

 HÜZÜNLÜ MART!..

08.03.2021 - 18:54

Güncelleme : 08.03.2021 - 18:58

Sakarya Halk Gazetesi Köşe Yazarı mehmet TAŞTAN’ın bu hafta köşesinde yayımlanan yazısı…

HÜZÜNLÜ MART!..

Mart ayının ilk haftasında  milletçe acı haberi aldık…

Yine bir helikopter kazası ve 11 şehid…

Bingöl’den Tatvan’a gitmek üzere havalanan askeri helikopterimizin kaza kırıma uğraması ile 11 askerimiz şehid oldu ve geride gözü yaşlı aileleri kaldı…

Helikopter kazası duyunca hep aklıma BBP Lideri rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu geliyor…

Mart ayının sonunda yine bir helikopter kazasında kaybetmiştik…

Günlerce O’nun o karlar altında kayboluşu, tüm devlet erkânının seferber olmasına rağmen bulunamayışının acısı, yüreğimi hala sızlatır…

O’nu o karlar altında tutan, buldurmayan vatan hainlerine kahrediyorum!

11 Şehid haberini alınca da yüreğimiz dağlandı…

Çok şükür bugün o günler değil artık…

Vatan hainleri kahraman ordumuzdan tek tek temizlenirken,

Devletimiz zamanında müdahalesini yapıyor…

11 Şehidimiz kahraman ordumuzun şerefli, Gerçek Türk askerleri idi…

Şehit olan Korgeneral Osman Erbaş paşamız,

‘’Asker hiçbir zaman vatandaşını öldürmez… ,FETÖ’cü katiller Türk askeri olamaz…’’diyordu.

İnşallah bir ihanete uğramamışlardır…

Vatan, Millet ve Devlet sevdalısı tüm şehidlerimize Rabbim rahmet eylesin,

Yaralı askerlerimize acil şifalar dilerim…

Aziz milletimizin başısağolsun…

OSMANLI HANEDANIN SÜRGÜNÜ!

Osmanlı Hânedanı mensuplarına 3 Mart 1924 tarihinde yurdu terk etmesi için 72 saatlik bir süre verilmişti…

3 Mart 1924 tarihinde 431 numaralı kanun ile hanedan mensupları dönüşü olmayan sadece gidişi olan bir pasaportla  meçhul olan  bir yolculuğa yollanarak sınır dışı edildiler…

Sultan Vahideddin Han “Benim milletimin ocağı yanıyor, bir köşk yansa ne olur.” diyerek yola çıkmıştı…

Çok acı bir durumdu…

Osmanlı coğrafyasının dört bir yanında belki de birbirlerini hiç görmemiş, haberleşme imkânı bulamamış hanedan mensupları ülkeyi terk ettiler…

Hepsi birbirinden uzaklarda, farklı ülkelerde çileli bir hayatın mücadelesine başladılar ve yaşadılar…

O dönem ve sonrasında Osmanlı Hanedanı mensuplarına büyük bir vefasızlık yapıldı…

Sürgün ellerde çok çileli bir hayata mahkûm edildiler…

1952 yılında çıkan kanunla sadece kadınların,1974 yılında da erkeklerin ülkemize dönmesine izin verildi.

Şimdi ülkemizde yaşayan hanedan mensuplarını biliyoruz ve görüyoruz…

Ama yürekleri buruk…

Hala hor gören ve ahlaksızca saldıranlar var…

Onlara layıkıyla sahip çıkamadığımız için bizleri affetsinler…

KADINLAR GÜNÜ

8 Mart Birleşmiş Milletler tarafından Dünya Kadınlar Günü olarak belirlenmiş ve her yıl bu hali ile uluslararası bir gün olarak kutlanıyor…

Kadına değer verilmesinin sözde önemini hatırlatıyor…

Oysaki kadına değer sadece bir gün ile sınırlı olmamalı!

‘’70, 80 ve 90 yaşlarında olan, fakat hepsi de 60 yaşındaymış gibi görünen üç kardeş varmış. 70 yaşındakine genç kalmanın sırrını sorarlar. O da,(80 yaşındaki abime sorun) der. 80 yaşındakine giderler, o da (Abime sorun) der. Nihayet 90 yaşındakine sormaya giderler. 90 yaşındaki, (Buyurun, önce bir şeyler yiyelim, ondan sonra anlatırım) der. Yemekten sonra sofraya bir karpuz getirmesi için hanımına rica eder. Nine de, üst kattaki tavandan bir karpuz getirir. İhtiyar, karpuzu beğenmez, (Daha iyisini getir) der. Kadın gidip yine bir karpuzla gelir. Onu da beğenmeyip, tekrar başka bir karpuz getirmesini söyler. Nine yine bir karpuz getirir, ama onu da beğenmez. Misafirlere, (Gelin karpuzu beraber seçelim) der. Tavana varınca bakarlar ki, tek karpuz vardır. Ninenin hep aynı karpuzu getirdiğini anlarlar. 90 yaşındaki ihtiyar, misafirlerine dönüp, (Şimdi genç kalmanın sırrını anladınız mı?) diye sorar. Onlar da (Anlamadık) deyince, (Gördünüz, karpuz bir tane. Hanım beni mahcup etmemek için, her seferinde başka karpuz getiriyor gibi göründü. “Başka karpuz yok” demedi. O beni hiç üzmedi, ben de onu üzmedim. Böylece, ikimiz de genç kaldık) der.’’

Seven, sevdiğinin hem sevincine, hem derdine ortak olmalı,dertleri neyse çaresini aramalıdır.

Kadın Ana’dır…

“Cennet anaların ayakları altındadır.”…

Kadınlarımızın kıymetini bir gün değil, hergün bilelim…

MİRAÇ KANDİLİ

Recep ayının 27. gecesi  (10 Mart 2021 Çarşamba ) Miraç Kandili Gecesi…

Ömrümüz var ise inşallah idrak edeceğiz…

Miraç Peygamber efendimizin 52 yaşında iken göklere götürüldüğü gece…

Peygamber efendimiz Miraç’ta bilinmeyen, anlaşılamayan, anlatılamayan bir şekilde, mekânsız, zamansız, cihetsiz ve sıfatsız olarak Allahü teâlâyı gördü.

Hiçbir mahlûkun bilemeyeceği ve anlayamayacağı nimetlere kavuştu…

Bir anda, Kudüs’e ve oradan da Mekke-i Mükerreme’ye geldi.

5 va­kit na­maz Miraç’ta farz ol­du.

İmam-ı Gazali hazretleri  “Miraç Gecesi’nde iyi amel eden için 100 yıllık mükâfat vardır.” buyuruyor…

Bu vesile Miraç Kandilinizi şimdiden tebrik ederim…

Dualarınızda bizi de unutmayın…

Kaynak ve yazının tamamı

http://www.sakaryahalk.com/m-huzunlu-mart-5173.html

YORUMLAR
Bir Yorum Yapın