Türk Siyasetinin Yeni Dinamikleri” konusu ele alındı.

Sakarya Üniversitesi Akademik ve Sosyal Gelişim Merkezi (SASGEM) tarafından düzenlenen konferansa bu hafta SAÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Bünyamin Bezci konuk oldu. Hukuk Fakültesi Sabahattin Zaim Konferans Salonunda yapılan konferansta “Türk Siyasetinin Yeni Dinamikleri” konusu ele alındı. Bezci, konferansta Türk siyasetinin dinamiklerinde geçmişe yönelik nelerin değiştiğini ve nelerin farklılaştığını, neoliberal siyaset ve […]

 Türk Siyasetinin Yeni Dinamikleri” konusu ele alındı.

13.02.2020 - 18:54

Güncelleme : 13.02.2020 - 18:54

Sakarya Üniversitesi Akademik ve Sosyal Gelişim Merkezi (SASGEM) tarafından düzenlenen konferansa bu hafta SAÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Bünyamin Bezci konuk oldu.

Hukuk Fakültesi Sabahattin Zaim Konferans Salonunda yapılan konferansta “Türk Siyasetinin Yeni Dinamikleri” konusu ele alındı. Bezci, konferansta Türk siyasetinin dinamiklerinde geçmişe yönelik nelerin değiştiğini ve nelerin farklılaştığını, neoliberal siyaset ve postliberal siyaset konuları bağlamında anlattı.

Siyasette kavramlar üzerinde duran Bezci, İkinci Cumhuriyetçilik tartışmasından bahsetti. Prof. Dr. Bezci, “Cumhuriyet kavramı yerine demokrasi kavramını pek kullanmamıştık. Cumhuriyeti kuranlar da demokrasi kavramından hiç bahsetmemişlerdi. Ancak bir dönemden sonra Fransa’da cumhuriyet kavramı yerine demokrasinin kullanılması çokça tartışılıyordu. Biz de bunu ‘ikinci cumhuriyetçilik’ tartışmasıyla takip etmeye çalıştık. Aslında demokrasi derken kast ettiğimiz liberalizmdi. Çünkü biz cumhuriyetin özgürlükçü devlet olmadığını düşünüyorduk” şeklinde konuştu.

İslamcılık ile muhafazakârlığın farkından bahseden Prof. Dr. Bünyamin Bezci, “İslamcılıkta, hangi halde olursa olsun ortak şey dava gütmesidir. Bu dava, Batı karşısında kaybetmiş olmanın hıncıyla yüklü bir davadır. İslamcılığın temel davası budur. Bu bağlamda Batıya karşı kaybetmiş olmakla birlikte yapılan şeyin bu zorluğu yine Batılı kavramlarla, Batılı eylemleriyle, Batı teknolojileriyle aşmaya çalışmak olduğunu söyleyebiliriz” dedi.

Demokratik siyasetin Türkiye’de hem halka benzeyen, ama aynı zamanda kendilerinden biraz üstün görülebileceği liderler eliyle yürütüldüğünü söyleyen Bezci, bunu farklı dönemlerdeki siyasi figürlerle örneklendirdi. Bezci, “Halk bu tür liderleri bulunca peşinde gitti. Bunu mesela Menderes’te de görmüşlerdi. Ecevit’te, Özal’da, Erdoğan’da da görmüşlerdi” diye konuştu.

2008 krizinin dünyayı alt üst ettiğini söyleyen Bezci, “İlk zamanlarda krizin bizi teğet geçtiğini söyledik, evet biraz teğet geçti ama 2009’daki verilere baktığımızda bunun böyle olmadığını gördük. 2008’deki kriz yine kapitalizmin kendi içindeki önemli krizlerindendir” şeklinde konuştu.

Türkiye’de siyasetin yeni hallerini anlatan Bezci, ortaya çıkan yeni siyaset biçiminin dünyada siyasetin yapısal dönüşümünden bağımsız okunamayacağını belirtti. Konuyu farklı örneklerle açıklayan Bezci, “Toplumlar bir taraftan sekülerleşmekte, ancak aynı oranda siyaset etme biçimlerinde dinsel argümanlara başvurmaktadır. Bu argümanları özellikle dış politikada ön plana çıkarmaktadır” dedi.

Soru-cevap bölümüyle devam eden konferans, hediye takdimi ile sona erdi.

YORUMLAR
Bir Yorum Yapın